• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ulaşım
  • Enerji
  • Meteoroloji
  • Tarih
  • Tarım
  • Çocuk
  • Psikoloji
  • Turizm
  • Hukuk
  • RESMİ REKLAMLAR
  • YERELSEÇİMLER
  • Gündem
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Yerel
  • Sağlık Asayiş Belediyeler Bilim ve Teknoloji Çevre Genel Kültür-Sanat Medya Yaşam Politika
  • Ara
SON DAKİKA:
09:58
Özgür Özel'den "Emekli Aylığı" Çıkışı
09:40
İran'da İnternet Kısıtlamaları Kalkıyor
Video Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Cumhuriyeti Kuran Zaferi
Gündem
Yayınlanma: 30 Ağustos 2025 - 07:58

Cumhuriyeti Kuran Zaferi

Bugün, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 103. yıl dönümü. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasında 26 Ağustos'ta başlayan ve 30 Ağustos'ta zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz, Türk Milleti'nin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan ettiği dönüm noktası oldu.

Gündem
30 Ağustos 2025 - 07:58
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Cumhuriyeti Kuran Zaferi
Reklam
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasında, 26 Ağustos 1922'de başlayan ve 30 Ağustos Zaferi ile sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Türk ordusu, tarihin en büyük kahramanlık destanlarından birini yazdı.

1919'da Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak Türk ordusunun cephanesini elinden aldı ve Anadolu'yu işgale başladı.

Halide Edip Adıvar'ın "Türk'ün Ateşle İmtihanı" kitabında anlattığı işgal günlerinde, itilaf donanması İstanbul'a, Fransızlar Adana'ya, İngilizler Urfa, Maraş, Samsun ve Merzifon'a, İtalyanlar, Antalya ve Anadolu'nun güneybatısına yerleşti.

15 Mayıs 1919'da İtilaf Devletlerinin izniyle Yunan Ordusu İzmir'e çıkarma yaptı.

 

Türk ordusunun kahramanlık destanı: 30 Ağustos

Bu durum karşısında Türk milleti, tarih boyunca gösterdiği "millet olma bilinci" ile işgallere karşı Kuvayımilliye hareketini başlattı. İki seçenek vardı, ya işgal güçlerine teslim olunacak ya da yıkılan yakılan bir ülke yeniden ayağa kalkacak ve küllerinden doğacaktı.

1920'de TBMM'nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı, özellikle Batı Cephesi'nde hareketlilik başladı. Yunan ordusu 1921'de Polatlı'ya kadar geldi. Polatlı'da tarihin en uzun sürecek meydan muharebesinin hazırlıkları yapılıyordu.

Türk ordusunun kahramanlık destanı: 30 Ağustos

Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında Türk ordusu, 13 Eylül 1921’de emperyalist Yunan ordusunu Sakarya Meydan Muharebesi’nde yendi. Bu zaferle Türk’ün ilerleyişi başladı ve durdurulmaması gerekiyordu. Bu hedefle TBMM, 15 Eylül 1921’de taarruz için seferberlik hazırlıklarını başlattı. Ordunun nüfusu 2 katına çıkarıldı, silahları arttırıldı. 

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Haziran 1922’de ise büyük saldırı (taarruz) hazırlıklarını başlattı. Paşa, 23 Temmuz 1922’de Akşehir’e gitti. Paşa’nın aklında 28 Temmuz’da düzenlenecek “bir futbol maçını” işgal kuvvetlerinin dikkatini dağıtmak için kullanıp, tüm ordu ve kolordu komutanlarıyla burada görüşme gerçekleştirme fikri vardı. Paşanın fikri kusursuz işledi ve o gün komutanlarla taarruz planını konuştu. 30 Temmuz’da Fevzi Paşa (Çakmak) ve İsmet Paşa (İnönü) ile planın ayrıntılarını görüştü. O dönemin Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa (Özalp) da 1 Ağustos’ta Akşehir’e geldi.

Bu gelişmelerin ardından Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi komutanlarıyla görüşmek için Konya’ya geçti; ancak bunun gizli tutulması için çevreye Ankara Çankaya Köşkü’nde bir çay şöleni vereceğini duyurdu. 20/21 Ağustos’ta Batı Cephesi Karargâhı’nda komutanlarla kısa bir savaş oyunu kurarak, düşmanın güneyden kuşatılması kararı verildi. Tarih 24 Ağustos’a geldiğinde Batı Cephesi Akşehir’den Şuhut’a taşındı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk’ün Sakarya’da başlayan ilerleyişinin İzmir’e varabilmesi için kapsamlı bir saldırı planı hazırladı. “Türk’ün bağımsızlığı için ordunun savunmadan saldırıya geçmesi” temelinde paşanın hazırladığı saldırı planınca; Afyon’un kuzeyindeki 2. Ordu emrindeki toplam altı tümen gizlice Yunanlıların saldırı beklenmediği Afyon’un güneyine kaydırıldı. 25 Ağustos gecesi de Fahrettin Altay Paşa’nın komutasındaki 5. Süvari Kolordusu düşmanın İzmir’le olan ulaşım ve iletişimini keserek düşmanı yandan ve arkadan çevreledi.

Türk ordusunun Yunan Ordusu ile Sakarya boylarında yaptığı Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos'ta başladı. Bu tarihten itibaren gece gündüz aralıksız süren savaşta, Mustafa Kemal Paşa, yeni bir savaş stratejisi uygulayarak ordularına, "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.

Türk askeri, bu emre uyarak vatanını canla başla savundu. Bu amansız mücadele, bütün şiddetiyle 22 gün 22 gece sürdü. Bütün cephe boyunca saldırıyı sürdüren Türk ordusu, 13 Eylül 1921'de Sakarya Irmağının doğusundan Yunan kuvvetlerini temizledi.

Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği dönüm noktalarından biri olarak tarihteki yerini aldı.

Düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz'u başlatan harekat emrini verdi.

Türk ordusunun kahramanlık destanı: 30 Ağustos

Bu plan kusursuz işledi ve Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk ordusu 30 Ağustos 1922’de Dumlıpınar’da yaşanan “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde Yunan ordusunun 4 tümenini de yok etti. Böylece ordu Kütahya’ya girdi. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle Yunan ordusunun gücü kırılarak, geri çekilmesi sağlandı. Türk ordusu, 9 Eylül’de Yunan ordusunu denize dökmesiyle Batı Anadolu’nun bağımsızlığını sağladı ve Büyük Taarruz başarıyla sonuçlandı.

Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe'de yerini aldı.

Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe'yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi'nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasındaki 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5'inci Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2'nci Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

Türk ordusu, 27 Ağustos sabahı bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8'inci Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos'ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5'inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.

29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustos'ta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

 

Türk ordusunun kahramanlık destanı: 30 Ağustos

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun, 26 Ağustos'ta başlayan Meydan Muharebesi'nde Dumlupınar'da Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş Deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etmesiyle zafere ulaşıldı. Kızıltaş Deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Büyük Zafer'in ertesi günü, 31 Ağustos'ta Zafertepe Çalköy'de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak, Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir'e girme görüşünde birleşti.

Türk ordusunun kahramanlık destanı: 30 Ağustos

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Zafer sonrası 1 Eylül'de Dumlupınar'da, Batı Cephesi'ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride, şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi'nde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını, inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz. Büyük ve seçkin ulusumuzun fedakarlıklarına layık olduğunuzu kanıtladınız. Sahibimiz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş alanlarındaki başarı ve fedakarlıklarınızı yakından görüp izliyorum.

Ulusumuzun size olan övgülerinin iletilmesine aracılık etme görevinin arkasını bırakmayacak, sürekli olarak yerine getireceğim. Ödüllendirme için Başkumandanlığa öneride bulunulmasını, Cephe Kumandanlığına buyurdum. Bütün arkadaşlarımın, Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

Bu emir doğrultusunda üç koldan ilerleyen Türk ordusu 1 Eylül'de Gediz ve Uşak'ı, 2 Eylül'de Eskişehir'i, 6 Eylül'de Balıkesir ve Bilecik'i, 7 Eylül'de Aydın'ı, 8 Eylül'de Manisa'yı geri aldı. 9 Eylül'de İzmir'de Yunan ordusunu denize döken Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa'nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.

Büyük Taarruz'dan akıllarda kalan en önemli olaylardan biri, 57'nci Tümen Komutanı Albay Reşat Bey'in, 27 Ağustos'ta Çiğiltepe'nin alınmasının yarım saat gecikmesi üzerine, görevini yerine getirememenin üzüntüsüyle kendisini vurarak intihar etmesiydi.

Mustafa Kemal Paşa'ya, Çiğiltepe sırtlarında çarpışan 57'nci Tümen Komutanlığını yeniden telefonla aradığında Albay Reşat Bey'in intihar ettiği söylendi ve yazdığı "Yarım saat zarfında o mevkiyi almaya size söz verdiğim halde, sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam." notu okundu.

Çiğiltepe, Albay Reşat Bey'in ölümünün 15 dakika sonrasında düşman askerlerinden kurtarıldı.

Türk ordusunun kahramanlık destanı: 30 Ağustos

Büyük Önder Atatürk, Büyük Zafer'den 2 yıl sonra, 30 Ağustos 1924'te, Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı'nın temel atma törenine katılmak üzere Zafertepe Çalköy'e geldi.

Törene katılanlara iki yıl öncesini hatırlatan Atatürk, Büyük Zafer'i şu cümlelerle anlattı:

"Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son parçası olan 30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, çok parlak zaferlerle doludur ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir adım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbellidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, Cumhuriyet'imizin ölümsüz koruyucularıdır. Türk ulusu burada kazandığı zaferle, açığa vurduğu gücü ve istemiyle, bu belli gerçeği bir kere daha tarihin bağrına çelik kalemle koymuş bulunuyor."

30 Ağustos Zaferi’nin Türk tarihi açısından önemini değerlendiren Dokuz Eylül Üniversitesi’nden tarihçi Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı; Mustafa Kemal’in “devrimci” karakterini anımsatarak; “Devrimler kafasındaydı ve bunun zor olacağını da biliyordu. Ama önce kurtuluş sağlanmalıydı. Bu 30 Ağustos’la sağlandı. Bağımsızlığına önem veren bir milletin zaferiydi bu zafer” dedi. 30 Ağustos Zaferi’nin “kurtuluş” olduğunu vurgulayan Elmacı; “Büyük taarruz ve 30 Ağustos Zaferi; 9 Eylül İzmir’in, Anadolu’nun kurtuluşuna; 29 Ekim 1923’teki cumhuriyetin ilanına ve yeni bir devletin kuruluşuna da gider. 30 Ağustos; kurtuluşun ve kuruluşun zaferidir” ifadelerini kullandı.

Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barış Antlaşması’nı sağlayan olayın da 30 Ağustos olduğunu vurgulayan Elmacı; “30 Ağustos Zaferi, Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen ve bizi çağdaş uygarlık düzeyine çıkaran Türk Devrimi’nin gerçekleşmesini sağlayan önemli bir kilometre taşıdır. 30 Ağustos bu ülkenin ve halkının milli zaferidir. Devletin milli bayramıdır. Milli birlik ve beraberlik isteyen herkes milli bayramlara önem vermek zorundadır” dedi.

30 Ağustos, sadece bir askeri zafer değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük inancının en güçlü ifadesi olarak kutlanıyor. Zafer Bayramı, bugün yurdun dört bir yanında coşkuyla anılırken, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının mirası bir kez daha hatırlanıyor.

 

 

 

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Bugün Miraç Kandili
Bugün Miraç Kandili
Libya Heyetini Taşıyan Jet Ankara'da Düştü
Libya Heyetini Taşıyan Jet Ankara'da Düştü
Web Tasarım Ajansı İle Profesyonel Çevrimiçi Varlık Yaratın
Web Tasarım Ajansı İle Profesyonel Çevrimiçi Varlık Yaratın
Kahraman Şehitlerimizi Uğurladı
Kahraman Şehitlerimizi Uğurladı
Son Haberler
Özgür Özel'den
Özgür Özel'den "Emekli Aylığı" Çıkışı
İran'da İnternet Kısıtlamaları Kalkıyor
İran'da İnternet Kısıtlamaları Kalkıyor
Hava Durumu
Hava Durumu
Amasra ve Safranbolu Turizmin Gözdeleri
Amasra ve Safranbolu Turizmin Gözdeleri
Kupada İkinci Haftanın Sonuçları
Kupada İkinci Haftanın Sonuçları
Bayraklı'da Kadın ve Çocuklara Ücretsiz Hukuki Destek
Bayraklı'da Kadın ve Çocuklara Ücretsiz Hukuki Destek

Ana Sayfa
Ulaşım
Enerji
Meteoroloji
Tarih
Tarım
Çocuk
Psikoloji
Turizm
Hukuk
RESMİ REKLAMLAR
YERELSEÇİMLER
Gündem
Dünya
Eğitim
Ekonomi
Magazin
Spor
Yerel
Sağlık
Asayiş
Belediyeler
Bilim ve Teknoloji
Çevre
Genel
Kültür-Sanat
Medya
Yaşam
Politika
Köşe Yazarları
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim