Sevgili dostlarım, sevgili hemşerilerim, benim güzel komşularım hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Tabi bu meydanlar böyle dolmamalı. Bu dolma biçimi üzüntü vericidir. Bugün burada Esenyurt'un güzel insanı var. Memleketin karması var. Türkiye'nin her yerinden Türkü Kürdü Alevisi Sunnisi hepsi bir arada. Ne yazıkki her gün bir başka bir karanlık hamlenin peşinde koşan bir iktidarla karşı karşıyayız. Benim uzun yıllardır tanıdığım bu memleketin yetiştirdiği bir profesörü uyduruk sebeblerle tutuklayıp Esenyurt'u kayyuma emanet ettiler. 31 Mart gününden bugüne hep aynı uygulamaları, sandıkta kaybettiklerini yargı aracılığıyla geri almadılar mı? Önümüzdeki seçimi bugünden kazanmak için şimdiden milleti baskı altına almak istiyorlar. Yapamayacaksınız. Hukuk görüntüsü altında yaptıkları bu utanç verici uygulamanın altında kalacaklar. Bunlar yalanı iftirayı yemek gibi yiyorlar.Çözüm süreci heyeti arasında gerçekleşen konuşmada İmralı'da yapılan toplantıda Ahmet başkanımızın adı geçiyormuş, demek ki teröristmiş. Çözüm sürecine katkı sağlamak için çabalayan teröristse, o süreci başlatan kamu görevlilerini ne yapacağız? Neymiş; o gün başka bugün başkaymış. Kendi işlerine geldiği gibi evirip çevirip kıvırıp her gününü bir yalanla geçiren akılla karşı karşıyayız. Aklını vicdanını başkasına kiraya vermemiş hiç kimse bunun bir siyasi operasyon olduğunu bilir.Hak kiminse o hakkı savunmak Ekrem İmamoğlu'nun boynunun borcudur. Bu kardeşiniz 6 yıldır bunların iftiralarıyla, uydurma teftişlerle uğraşmıyor mu? Allah aşkına ahmak davası nedir? Böyle hukuk olmaz. Siz önce milletin sandıktan çıkan iradesine saygılı bir iktidar olduğunuzu kanıtlayın. Dünyada sevgiden büyük bir şey var mı? 'Biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü' demiyor muyuz? Bu topraklardaki öğretilere bunlar uzaklar.Burdan söz veriyorum ben sizinle uğraşacağım. Bu kötülükle mücadeleyi büyüteceğiz. Cumhuriyet'in ve demokrasinin çürütülmesine asla seyirci kalmayacağız.
Bu bileği görüyor musunuz? Seçimlerde bükemediğiniz bu bileği yasaklarla ve kayyumlarla bir milim bile bükemeyeceksiniz. Biz meselelerimizin çözümünü gizli saklı hesaplarla aramıyoruz, ortak değerlerimizde arıyoruz. Herkesin hakkını ona teslim etmekte arıyoruz. Esenyurt'ta biz iki elimizi de saklamadan açtık kardeşlerimize. Sadece Kürt vatandaşlarımızla değil bütün kardeşlerimizle biz bir elimizde gizli bir sözleşmeyi diğerinde de tehdidin şantajın sopasını saklamadık.''
Özel'den önce konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları şu ifadeleri kullandı: ''Dün sizin iradenize kayyum atandı. Dün bir siyasi darbe daha gerçekleşti. Huzurlarınızda bu darbeyi kınıyoruz, kayyumu asla kabul etmiyoruz. İç barıştan bahsediyorlar değil mi? Evet Türkiye'nin gerçekten bir iç barışa ihtiyacı var. O zaman ne istediniz Esnyurt'un iç barışından ? Kayyım demek halkın seçme ve seçilme hakkını elinden almak demektir. Kayyım demek seçilmişler belediyeyi yönetemez benim atayacağım memur yönetebilir demektir.''
Bu bileği görüyor musunuz? Seçimlerde bükemediğiniz bu bileği yasaklarla ve kayyumlarla bir milim bile bükemeyeceksiniz. Biz meselelerimizin çözümünü gizli saklı hesaplarla aramıyoruz, ortak değerlerimizde arıyoruz. Herkesin hakkını ona teslim etmekte arıyoruz. Esenyurt'ta biz iki elimizi de saklamadan açtık kardeşlerimize. Sadece Kürt vatandaşlarımızla değil bütün kardeşlerimizle biz bir elimizde gizli bir sözleşmeyi diğerinde de tehdidin şantajın sopasını saklamadık.''
Özel'den önce konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları şu ifadeleri kullandı: ''Dün sizin iradenize kayyum atandı. Dün bir siyasi darbe daha gerçekleşti. Huzurlarınızda bu darbeyi kınıyoruz, kayyumu asla kabul etmiyoruz. İç barıştan bahsediyorlar değil mi? Evet Türkiye'nin gerçekten bir iç barışa ihtiyacı var. O zaman ne istediniz Esnyurt'un iç barışından ? Kayyım demek halkın seçme ve seçilme hakkını elinden almak demektir. Kayyım demek seçilmişler belediyeyi yönetemez benim atayacağım memur yönetebilir demektir.''











