• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Çevre
  • Savunma Sanayi
  • Bayramlar
    Dini BayramlarUlusal Bayramlar
  • Sivil Toplum Kuruluşları
  • Savaşlar
  • Doğa
  • Din
  • Doğal Afetler
  • Deprem
  • Ulaşım
  • Enerji
  • Meteoroloji
  • Tarih
  • Tarım
    Hayvancılık
  • Çocuk
  • Psikoloji
  • Turizm
  • Hukuk
  • RESMİ REKLAMLAR
  • YERELSEÇİMLER
  • Gündem
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Yerel
  • Sağlık Asayiş Belediyeler Bilim ve Teknoloji Çevre Genel Kültür-Sanat Medya Yaşam Politika
  • Ara
SON DAKİKA:
10:02
Altın Piyasası
09:55
Brent Petrolün Varili 76,68 Dolar
09:47
Döviz Piyasası
09:42
Kapıkule'de Uyuşturucu Operasyonu
09:34
Yasa Dışı Bahis Operasyonu
09:32
Küresel Piyasalar Toparlanıyor
Video Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reklam
Reklam
Reklam
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. İzmir'den Tıp Dünyasına Devrim Niteliğinde Buluş
Sağlık
Yayınlanma: 24 Şubat 2026 - 19:37
Güncelleme: 24 Şubat 2026 - 19:42

İzmir'den Tıp Dünyasına Devrim Niteliğinde Buluş

Türk bilim insanları tarafından iki yıllık zorlu bir çalışma sonucunda geliştirilen canlı hidrojel bazlı yeni nesil yara örtüsü, diyabetik ülser ve yanık gibi kapanması zor kronik yaralar için güçlü bir tedavi alternatifi sunuyor.

Sağlık
24 Şubat 2026 - 19:37
Güncelleme: 24 Şubat 2026 - 19:42
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İzmir'den Tıp Dünyasına Devrim Niteliğinde Buluş
Tıp dünyasının üzerinde uzun yıllardır mesai harcadığı ve hastaların günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde sekteye uğratan iyileşmeyen yaralara karşı Türkiye'den son derece umut verici, devrim niteliğinde bir bilimsel adım atıldı. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü bünyesinde sürdürülen vizyoner araştırmalar, diyabetik ülser vakaları ve ağır yanıklar gibi kapanması aylar süren kronik yaralar için yepyeni bir iyileşme protokolünün kapılarını aralıyor. İYTE Biyomedikal Mikro ve Nano Sistemler Laboratuvarı'nda yaklaşık iki yıl süren kesintisiz ve yoğun bir mesainin ardından ortaya çıkan bu yeni nesil yara örtüsü, tıp literatüründe alışılagelmiş geleneksel pansuman yöntemlerinin çok ötesine geçen bir yaklaşım sergiliyor.

Projenin baş mimarı olan Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nermin Seda Kehr ve ekibinin üstün gayretleriyle geliştirilen bu inovatif ürün, yapısındaki zengin biyolojik bileşenlerle standart sargı bezleri ve sıradan yara bantlarından tamamen ayrışıyor. Geliştirilen bu tıbbi ürün, "Oksijen Taşıyıcı, Esansiyel Yağ ve Probiyotik Metabolitler İçeren Canlı Bir Hidrojel Bazlı Yara Örtüsü" resmi başlığıyla Türk Patent Kurumu tarafından tescil edilerek ulusal çapta koruma altına alındı. AA muhabirine laboratuvar ortamında geliştirdikleri bu özel sisteme dair açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Kehr, farklı ve güçlü bileşenlerin bir araya gelmesiyle yara üzerinde sinerjik bir etki oluşturabilecek kusursuz bir tasarım yarattıklarını vurguluyor. Geliştirilen bu yeni nesil örtünün sadece dış yüzeyi enfeksiyonlardan korumakla kalmayıp, hücre yenilenmesini tetikleyen son derece aktif bir mekanizma sunduğu belirtiliyor.

Bu yerli buluşun uluslararası arenada da ses getirmesi beklenen en kritik özelliği ise formülasyonunun kalbinde gizli. Geleneksel kimyasal tedavi yöntemlerinin aksine, bu yeni biyomedikal sistemin merkezinde probiyotik olarak adlandırılan ve insan doğasına dost olan faydalı bakteriler yer alıyor. Konuyla ilgili teknik detayları paylaşan Doç. Dr. Seda Kehr, "Geliştirdiğimiz yara örtüsünün en büyük özelliği içerisinde probiyotik barındırması ve aynı zamanda oksijen salınımı yapabilen bir nano parçacığa sahip olması" sözleriyle projenin en yenilikçi yönüne dikkat çekiyor. Esansiyel, bir başka deyişle uçucu yağlarla zenginleştirilen canlı hidrojel yapı, hasarlı dokunun oksijen ihtiyacını anında karşılarken aynı zamanda faydalı bakterilerin iyileştirici metabolik gücünü devreye sokuyor. Araştırma ekibi, probiyotiklerin yara dokusunun gelişiminde güvenle kullanılabilmesi için özel bir kapsülleme teknolojisi geliştirdiklerini; bu sayede faydalı mikroorganizmaların zararlı çevresel etkenlerden korunarak yara örtüsü içinde tamamen canlı kalabildiğini ifade ediyor. Kapsülleme teknolojisinin, faydalı metabolitlerin salınımını kontrol altına aldığı ve yara örtüsünün genel raf ömrünü de ciddi oranda uzattığı bildiriliyor.

Tıbbi malzeme sektöründe hastaya özgü kişiselleştirilmiş tedavilerin her geçen gün daha fazla önem kazandığı modern tıpta, İYTE laboratuvarlarından çıkan bu ürün sahip olduğu uygulama çeşitliliğiyle de ezber bozuyor. Sadece düz bir yüzey bandı formatında tasarlanmayan yeni nesil örtü; sprey şeklinde doğrudan açık yaranın üzerine püskürtülebilen veya jel kıvamında sürülebilen son derece pratik formlara sahip. Üstelik ileri teknoloji kullanılarak üç boyutlu yazıcı sistemleriyle hastanın yara boyutlarına, anatomik kıvrımlarına ve hasarın derinliğine birebir uygun, tamamen kişiye özel yara örtüleri basılabiliyor. Öncelikli olarak dermatolojik vakalarda ve deri yüzeyindeki geniş hasarlarda kullanılması planlanan bu yapının, geliştirilen enjekte edilebilir akışkan formu sayesinde ilerleyen tıbbi dönemlerde iç organlarda veya derin dokularda meydana gelen vücut içi yaralanmalarda da güvenle uygulanabilme potansiyeli bulunuyor.

Tıp dünyasının üzerinde uzun yıllardır mesai harcadığı ve hastaların günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde sekteye uğratan iyileşmeyen yaralara karşı Türkiye'den son derece umut verici, devrim niteliğinde bir bilimsel adım atıldı. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fen Fakültesi Kimya Bölümü bünyesinde sürdürülen vizyoner araştırmalar, diyabetik ülser vakaları ve ağır yanıklar gibi kapanması aylar süren kronik yaralar için yepyeni bir iyileşme protokolünün kapılarını aralıyor. İYTE Biyomedikal Mikro ve Nano Sistemler Laboratuvarı'nda yaklaşık iki yıl süren kesintisiz ve yoğun bir mesainin ardından ortaya çıkan bu yeni nesil yara örtüsü, tıp literatüründe alışılagelmiş geleneksel pansuman yöntemlerinin çok ötesine geçen bir yaklaşım sergiliyor.

Projenin baş mimarı olan Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nermin Seda Kehr ve ekibinin üstün gayretleriyle geliştirilen bu inovatif ürün, yapısındaki zengin biyolojik bileşenlerle standart sargı bezleri ve sıradan yara bantlarından tamamen ayrışıyor. Geliştirilen bu tıbbi ürün, "Oksijen Taşıyıcı, Esansiyel Yağ ve Probiyotik Metabolitler İçeren Canlı Bir Hidrojel Bazlı Yara Örtüsü" resmi başlığıyla Türk Patent Kurumu tarafından tescil edilerek ulusal çapta koruma altına alındı. AA muhabirine laboratuvar ortamında geliştirdikleri bu özel sisteme dair açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Kehr, farklı ve güçlü bileşenlerin bir araya gelmesiyle yara üzerinde sinerjik bir etki oluşturabilecek kusursuz bir tasarım yarattıklarını vurguluyor. Geliştirilen bu yeni nesil örtünün sadece dış yüzeyi enfeksiyonlardan korumakla kalmayıp, hücre yenilenmesini tetikleyen son derece aktif bir mekanizma sunduğu belirtiliyor.

Bu yerli buluşun uluslararası arenada da ses getirmesi beklenen en kritik özelliği ise formülasyonunun kalbinde gizli. Geleneksel kimyasal tedavi yöntemlerinin aksine, bu yeni biyomedikal sistemin merkezinde probiyotik olarak adlandırılan ve insan doğasına dost olan faydalı bakteriler yer alıyor. Konuyla ilgili teknik detayları paylaşan Doç. Dr. Seda Kehr, "Geliştirdiğimiz yara örtüsünün en büyük özelliği içerisinde probiyotik barındırması ve aynı zamanda oksijen salınımı yapabilen bir nano parçacığa sahip olması" sözleriyle projenin en yenilikçi yönüne dikkat çekiyor. Esansiyel, bir başka deyişle uçucu yağlarla zenginleştirilen canlı hidrojel yapı, hasarlı dokunun oksijen ihtiyacını anında karşılarken aynı zamanda faydalı bakterilerin iyileştirici metabolik gücünü devreye sokuyor. Araştırma ekibi, probiyotiklerin yara dokusunun gelişiminde güvenle kullanılabilmesi için özel bir kapsülleme teknolojisi geliştirdiklerini; bu sayede faydalı mikroorganizmaların zararlı çevresel etkenlerden korunarak yara örtüsü içinde tamamen canlı kalabildiğini ifade ediyor. Kapsülleme teknolojisinin, faydalı metabolitlerin salınımını kontrol altına aldığı ve yara örtüsünün genel raf ömrünü de ciddi oranda uzattığı bildiriliyor.

Tıbbi malzeme sektöründe hastaya özgü kişiselleştirilmiş tedavilerin her geçen gün daha fazla önem kazandığı modern tıpta, İYTE laboratuvarlarından çıkan bu ürün sahip olduğu uygulama çeşitliliğiyle de ezber bozuyor. Sadece düz bir yüzey bandı formatında tasarlanmayan yeni nesil örtü; sprey şeklinde doğrudan açık yaranın üzerine püskürtülebilen veya jel kıvamında sürülebilen son derece pratik formlara sahip. Üstelik ileri teknoloji kullanılarak üç boyutlu yazıcı sistemleriyle hastanın yara boyutlarına, anatomik kıvrımlarına ve hasarın derinliğine birebir uygun, tamamen kişiye özel yara örtüleri basılabiliyor. Öncelikli olarak dermatolojik vakalarda ve deri yüzeyindeki geniş hasarlarda kullanılması planlanan bu yapının, geliştirilen enjekte edilebilir akışkan formu sayesinde ilerleyen tıbbi dönemlerde iç organlarda veya derin dokularda meydana gelen vücut içi yaralanmalarda da güvenle uygulanabilme potansiyeli bulunuyor.

Türk bilim insanlarının büyük bir özveriyle elde ettiği bu patentli başarının ticarileşerek hastane koridorlarında ve eczanelerde hastaların kullanımına sunulması için önünde tamamlanması gereken bazı standart bilimsel prosedürler bulunuyor. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen hassas hücre ve bakteri testlerini eksiksiz bir şekilde başarıyla tamamlayan araştırma ekibi, projenin bir sonraki fazında hayvan deneyleri aşamasına ve ardından geniş çaplı insanlı klinik çalışmalara başlamak için gün sayıyor. Kapsülleme teknolojisiyle hücresel ömrü uzatılan ürünün, ilk etapta açık yaraları dış etkenlerden koruyan ve dokuyu destekleyen daha temel versiyonuyla piyasaya ve tıp sektörüne kazandırılması hedefleniyor. İnsan vücudunun derinliklerine doğrudan enjekte edilebilecek ileri seviye biyomalzeme versiyonunun ise çok daha uzun, yorucu ve detaylı bir klinik onay sürecinden geçmesi gerektiği uzmanlar tarafından öngörülüyor.

Basın Bülteni
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kene Tehdidine Karşı Kanatlı Kuşlar
Kene Tehdidine Karşı Kanatlı Kuşlar
Koç'tan İzmir'e Sağlık Yatırımı
Koç'tan İzmir'e Sağlık Yatırımı
Dünya Tütünsüzlük Günü
Dünya Tütünsüzlük Günü
Yeni Hayat 112 Uygulaması
Yeni Hayat 112 Uygulaması
Son Haberler
Basın İlan Kurumu'ndan Yerel Basına Güçlü Destek Paketi
Basın İlan Kurumu'ndan Yerel Basına Güçlü Destek Paketi
"NATO Zirvesi Türkiye'nin beklentilerini karşılamadı"
Altın Piyasası
Altın Piyasası
Brent Petrolün Varili 76,68 Dolar
Brent Petrolün Varili 76,68 Dolar
Döviz Piyasası
Döviz Piyasası
İzmir Körfezi'nde Toplanan Midyelerde Hepatit Virüsü Çıktı
İzmir Körfezi'nde Toplanan Midyelerde Hepatit Virüsü Çıktı

Ana Sayfa
Çevre
Savunma Sanayi
Bayramlar
Sivil Toplum Kuruluşları
Savaşlar
Doğa
Din
Doğal Afetler
Deprem
Ulaşım
Enerji
Meteoroloji
Tarih
Tarım
Çocuk
Psikoloji
Turizm
Hukuk
RESMİ REKLAMLAR
YERELSEÇİMLER
Gündem
Dünya
Eğitim
Ekonomi
Magazin
Spor
Yerel
Sağlık
Asayiş
Belediyeler
Bilim ve Teknoloji
Çevre
Genel
Kültür-Sanat
Medya
Yaşam
Politika
Köşe Yazarları
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim