Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türk boylarıyla taşınan ve yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan keçecilik, kaybolmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor.
Ustalar, geleneksel yöntemlerle ürettikleri keçeleri modern kullanıma uygun hale getirerek tüketiciyle buluşturuyor.
Yüncülerden temin edilen kuzuların birinci kırkım yünü makineye atılarak ayıklanıyor ve ayrıştırılıyor. Makineden çıkan yumuşak ve ayrıştırılmış yün yerde bir naylon üzerine seriliyor. Serme işleminden sonra naylon yuvarlanarak aradaki yün sıkıştırılıyor ve düzleştiriliyor.
Daha sonra depik makinesine girmekte oradan da tezgaha geçerek su ve sabunla ıslatılıp yuvarlanarak pişirim işlemi yapılıyor. Su ve sabun yünün kaynaşmasını, birleşmesini, düzleşmesini ve yumuşamasını sağlıyor. Yünün içerisinde pıtırak ve benzeri maddeler varsa bu aşamada ayıklamada bıçak kullanılıyor.
Sonra tekrar depik makinesine girmekte çıkışta da tekrar su ve sabunla düzleştirme ve birleştirme devam ediyor. Son aşamada hazırlanan keçe kurumaya bırakılıyor. Üzerindeki desenlerin yapımında siyah koyun yünü ve kırmızı yün boyası kullanılıyor. Günümüzde ustalar gelirlerinin az olmasında dolayı yeni çırak yetişmediğini ve mesleklerinin kendileriyle birlikte kaybolacağını dile getiriyor.











