• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Savunma Sanayi
  • Bayramlar
    Dini BayramlarUlusal Bayramlar
  • Sivil Toplum Kuruluşları
  • Savaşlar
  • Doğa
  • Din
  • Doğal Afetler
  • Deprem
  • Ulaşım
  • Enerji
  • Meteoroloji
  • Tarih
  • Tarım
  • Çocuk
  • Psikoloji
  • Turizm
  • Hukuk
  • RESMİ REKLAMLAR
  • YERELSEÇİMLER
  • Gündem
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Yerel
  • Sağlık Asayiş Belediyeler Bilim ve Teknoloji Çevre Genel Kültür-Sanat Medya Yaşam Politika
  • Ara
SON DAKİKA:
10:12
Brent Petrolün Varili 96,91 Dolar
10:08
Döviz Piyasası
10:03
Altın Piyasası
09:51
Küresel Piyasalar Negatif Seyrediyor
09:11
Sıfır Atık Festivali İstanbul'da Başlıyor
Video Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reklam
Reklam
  1. Haberler
  2. Politika
  3. Özel'den Yeni Parti Açıklaması
Politika
Yayınlanma: 03 Haziran 2026 - 09:57

Özel'den Yeni Parti Açıklaması

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan sonrası düzenlenen ilk grup toplantısının ardından TBMM'de gazetecilerle bir araya geldi. Baskın seçim ihtimalinden yeni parti hazırlıklarına, kurultay hamlelerinden Erdoğan'ın butlan kararına karşı duruşuna kadar birçok başlıkta soruları yanıtladı.

Politika
03 Haziran 2026 - 09:57
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Özel'den Yeni Parti Açıklaması
Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yaptığı görüşmenin sorulması üzerine "Ümit ediyorum, Devlet Bey bu meseleden duyduğu rahatsızlığı ifade etmiştir. Çünkü Devlet Bey’in değerlendirmelerini önemli buluyorum" dedi.

Özel, “Dokunulmazlığınızın kaldırılmasına ilişkin endişe taşıyor musunuz” sorusuna, "Meclis’in bayatlamayan haberi ‘fezleke geldi’ haberidir. Her zaman son dakikadır. O yüzden bir endişem yok. Zaten kendisiyle ilgili endişe duyan CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz. O yüzden kendimle ilgili herhangi bir endişem yok ama Türkiye'de çok partili siyasal yaşamın geleceği açısından endişem var" karşılığını verdi.

Özel, Müslim Sarı’nın "Kurultay yapılması mümkün değil" ifadelerinin sorulması üzerine şunları söyledi:

Kardeşim kararın kesinleşmesi Yargıtay başvurusuna bağlı. Bizim avukata azledip dünün davacısı, bugünün davalısına dönmüş. Davalı hak arasın diye verilen bir yolu, kendi kullanıyor. O zaman avukatın bize sorsun. Yargıtay’daki başvuruyu çeksin. Karar kesinleşti işte. Ondan sonra getirsin kurultay yapsın. Yani bin yolu var. Önemli olan iyi niyet olsun. Ama ‘Ben senin avukatının yetkisini düşürürüm. Kendi avukatımı sana avukat tayin ederim. Senin hak arama yolunu tıkarım ya da dilekçeyi çekmene engel olurum.’

Aynı iddialar, aynı iddiasını ispatlayamayan tanıklar, iki dava. Bu davalardan bir tanesi İstanbul il kongresi 2023; butlan ama tedbir yok. Bir tanesi bizimki; butlan ama tedbir var. Çünkü butlan ama tedbir var: ‘Özgür Özel gitsin, Kemal Kılıçdaroğlu gelsin.’ Butlan ama tedbir yok da; orada Canan Başkan'ın siyasi yasağı var, onu getiremez. 2020’de seçilmiş o yönetim yüzde 95 değişimci. O yönetim içinden birini seçse ya da dışarıdan da seçme hakkı var Özgür Çelik'i seçerse diye korkup oraya tedbir koymuyorlar. Elinde kalem kağıt 2020’deki seçimin, 2026’daki parti içi tercihlerine göre yazılan bir mahkeme kararı var. Dünya hukuk tarihi açısından olabilecek en problemli karar.

Biz bunun için tüm yolları deneyeceğiz. Denemeye devam edeceğiz. Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı var. 50 artı bir imza toplandığında esas iradedir, önüne hiçbir yasak geçemez. 11 sayfalık AYM kararı var. Bu karara istinaden Kemal Bey'in toplaması lazım. Bir kere bu arkadaşlar eğer ‘yapamıyoruz’ diyorlarsa siz yapın da mahkemeye engel olsun bakalım. Siz bir yapın önce partinizi seviyorsanız. Sonra mahkeme engel olmamalıdır. Argümanlarımız var. Tut ki oldu. AYM yolu var. Biz bu yolların hepsini tüketiriz. Diğer taraftan Yargıtay'a başvurduk. Yargıtay ayağında tedbir kararına itirazın geri çekilmesinin bir hakkın kötüye kullanılması, tedbirin resen görüşülmesi ya da asli müdafi olmadığı için feri müdafilerin bunu görüşemediği, talep edemediği için asıldan davanın görüşülmesinin öne alınarak tedbir kararıyla eş zamanlı görüşülmesinin bütün başvurularını yaptık. Bu konuyu takip ediyoruz. Bu konuda Yargıtay'ın bir an önce karar vermesini bekliyoruz. Zaten bu tıkanmışlık ancak Yargıtay'ın bir kararıyla açılabilir. Ondan sonrasındaki diğer kısımları zaten biz hallederiz.

Ama bir gerçek var: Sokağa rağmen siyaset olmaz. CHP'nin sorunu, sokağın sesini duymamak veya sokağa rağmen bir şey yapmak. Ben, ‘Sokağın değişim talebini duyuyorum ve bir şekilde bu seçimi kazanacağımıza inanıyorum’ demiştim. O yüzden kimin ne dediğinin ne kumpas kurduğunun bir önemi yok. Sokak kazanır. Sokağa rağmen bir şey olmaz. Orada oturursunuz. Bugünkü durum ortada. Yani sokakta 0,01’siniz. Oy karşılığı olarak demiyorum, bir kişi çıkıp da savunamıyor yapılanı.

Ali Karaali Kayseri delegesi, bugün gelmiş, helallik istiyor. Geçen kongre en sertti. Kemal Bey'in yanında yer almayan herkesi en sert eleştiriyordu. Dedi ki ‘Bir baktım Kayseri’ye düşmanlık yapmayan, partiyi birinci parti yapan, Kayseri'de dört belediye kazanan, Kayseri’de meydanı Abdullah Gül'den, Tayyip Erdoğan'dan fazla dolduran bir genel başkan var. Ben bu adama nasıl ihanet edeceğim şimdi dedim’ dedi. İlk imzayı sabah 08.02’de o vermiş. Bugün de geldi, sarıldık. En katı delegeler ilk imzaları atıyor. Yanımıza gelen, ‘Geçen kurultayda nasip olmadı. Bu kurultayda sizinleyiz’ diyenlerin hepsi bugün buradaydı. Bu rüzgarın karşısında kimse duramaz. Duran kendi kaybeder. Biraz da partiye zaman ve oy kaybettirir. Sonrasında telafi ederiz.”

Özel, “Kemal Kılıçdaroğlu ile iletişim koptu mu, müzakere kanalı kapandı mı” sorusuna şu yanıtı verdi:

Maalesef müzakere kanalı hiç açılmadı. Bu artık parti içi bir mesele değil, Türkiye'nin demokrasi meselesi. Butlan kararından sonra televizyonlar, Kemal Bey’in beni arayacağını yazdı. Sonra biz bir toplantıya girdik, çıkınca çağrısını gördüm. Sonra kendisini aradım, dedim ki ‘Buyurun beni aramışsınız.’ Dedi ki ‘Karar çıkarsa arayacağımı söylemiştim kamuoyuna, onun için aradım. Ne diyorsunuz?’ ‘Neye efendim’ dedim. ‘Ne yapmak lazım şimdi’ dedi. ‘Kurultay yapmak lazım’ dedim. Dedi ki ‘Yapamazsın diyorlar.’ ‘Efendim siz isterseniz yapılır’ dedim. ‘O zaman tamam, arkadaşlar otursun konuşsun. En uygun zamanda yapalım.’ Ben de dedim ki ‘En uygun zaman en kısa zaman. Bu işi uzatmaya dair bir niyet duyuyorum. Bu büyük bir felaket getirir.’ Tabii o an Kemal Bey mevzunun farkında değil.

Sonra ben iki arkadaş görevlendirdim, Kemal Bey de iki arkadaş görevlendirdi. Bu arkadaşlar pazartesi görüşecekti. Sonra, ‘Pazar olsa olmaz mı? Yola gideceğiz.’ ‘Olur, pazar olsun.’ Sonra ‘Pazar da tarlaya gideceğiz. Gece 01.00’de görüşelim.’ Biz sabah 10.00’da bir araya gelip bir çerçeve çizecektik Kemal Bey'in ekibiyle. ‘Gece 01.00’de kimi bulacağız? Sabah olsun, hayır olsun. 12.00’de görüşelim.’ ‘Peki.’ Sabah 07.00’de iki müzakereci, Ankara'nın bütün bar fedaileriyle birlikte geldi. Neden 07.00’de geldi?

Sabaha kadar çalıştılar, gidip uyuyacak çocuklar bizi partiden dışarı atıp. Müzakere için gün verilip de müzakerecinin müzakere edeceği kişilerin evini, yerini bastığı ilk kez oluyordur. O yüzden müzakere hiç açılmadı ki tıkansın. Müzakere etmeye niyeti olan birisi olmadığını, onun kamuoyundaki bir beklentiyi tatmin etmeye yönelik olduğunu söyledim. Sonuçta partinin yararına bir sonuç çıkacaksa niye görüşülmesin ama doğrudan değil, dolaylı ya da tarafsız aracılar üzerinden sonuç alma ihtimali varsa görüşülür. Bizim sonuçtan ne kastettiğimiz, ne anladığımız zaten belli. Ben bugün desem ki ‘Ben kurultaydan vazgeçtim’, Kemal Bey'e yönelen öfke bana yönelir. Bu Özgür Özel için görülen kişisel bir mesele değil ki. Siz Türkiye'ye sandığı getirmekle övünen partisiniz. Kendi içinizde sandıksız... Erdoğan’ın; diplomasız birinin muhalefetin başına mazbatasız birini istemesi. Olacak iş değil yani.

Kılıçdaroğlu ile ilk yaptığı telefon görüşmesi sırasında kendisini 2023’ün Haziran ayında hissettiğini söyleyen Özel, şöyle devam etti:

2023 Haziran'ın 1’i ya da 2’siydi. Kemal Bey bir televizyon programına çıkacağını söyledi, ne önerdiğimizi sordu. Ben de kendisine o zaman dedim ki ‘Efendim bir seçim kaybettik. Bizim hatalarımız var, ortaklarımızın hataları var, hepimizin eksiği var. Şu anda millet yas durumunda. Büyük bir tepki olacak. ‘Yeniden cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız’ diye sorarlar ya da ‘Genel başkanlığa aday mısınız’ diye sorarlar. ‘Bir an önce kongre yapacağız’ diye söyleyin.’ Dedi ki ‘Öyle bir talep var mı? Sokakta öyle bir şey var mı?’ Dedim ki ‘Yastayız. Üç gün kimse konuşmaz. Yedisine kadar bir tek deliler konuşur. Millet işine geliyorsa dinler, gelmiyorsa susturur, kovalar. 40’ı çıktı mı? Merhumun evladı bile konuşur. ‘Babam iyiydi ama şunları da yanlış yaptı’ diye.

Bugünkü sessizliğe bakmayın, bir öfke var. Ama bir öz eleştiri ve bir yeni yol açılmasını bekliyorlar.’ Ben bunu söylediğimde bir arkadaşımız bana, ‘Sen genel başkan adayı olacaksın herhalde, ondan mı böyle yapıyorsun’ diye bir imada bulununca dedim ki ‘Açıkça söylüyorum: Kemal Bey, ‘Aday değilim, değişimin önünde adım atacağım’ desin, beş yıl boyunca ben de aday değilim, Kemal Bey nereye giderse yanında ben yer alacağım. Ama Kemal Bey'in bir akil pozisyona çekilmesi, partide değişimin, umudun önünü açması lazım. Yoksa felaket geliyor.’ Ardından o televizyon programına çıkıldı. Sonrasında felaket başladı işte. Sonra büyük tepkiler, sonra bizim değişim yolculuğumuz ve seçim kaybederek görevden uzaklaşma.

Bugün, o gün sokaktaki tepkinin 10 katı var. Bu öfke beni hem üzüyor hem ürkütüyor. Ben İzmir'de insanların gözündeki öfkeyi hiçbir yerde görmedim. Bugün siz bir miktarını burada gördünüz. O yüzden sokağı dinlememek, duygu durumunu ölçmemek, seçmenin beklentisine ya da eleştirisine duyarsız kalmanın ne noktaya getireceği ortadaydı. Aynen şu anda da bunu görüyorum. Kemal Bey umursamadı bunu. ‘Geçer’ dedi. Mesela neden bu kararı bayram öncesi aldılar?

 ‘Bayramda sönümlenir.’ 19 Mart'tan sonra da ‘Saraçhane'den sonra bu iş de sönümlenir' diyorlardı. Ben o işin nasıl sönümlenmeyeceğini söylemiştim. Bayram bitti. Öfke daha büyük. 'Biraz bekleriz, biter.’ Bitmez. Bu öfke sönerse hiçbir seçmen dönüp de Kemal Bey ile empati yapmaz. Apatidir o vakitten sonra gelişen duygu. Yani ilgisizlik, uzak durma, küskünlük, sandığa gitmeme ya da kalıcı kayıplar, partiye antipati. Yani bir butlancı, ‘Herhangi bir vatandaş zaman geçince benimle empati kurar’ diye beklemesin. En iyi ihtimal apati olur ya da partiye ve kendisine antipati olur. Bir daha da asla ve asla onaramayacakları yaralar açarlar partiye. O noktadayız."

Özel, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı 18 kişilik MYK’yı şöyle değerlendirdi:

Dört-beş tane görev kabul etmeyen arkadaşı duydum. Onlar tarihi bir duruş göstermişler. Onun dışında belki bir ya da iki ismin görev kabul etmeyeceklerini daha önceden söylemişlerdi. Liste bir çaresizliği çağrıştırıyor. Yola çıkarsınız ve dersiniz ki ‘Ben gölge kabine kuracağım. Onun sayısı 18’dir.' Ama siz bizim gölge kabineye, ‘Kalabalık, partiyi öyle yönetemezsin. Yedi kişiyle bu partinin yönetilmesi lazım’ deyip ‘Yedi kişilik MYK açıklayacağım’ diye yola çıkıp 19 kişilik MYK açıklıyorsan MYK'ndaki insanları MYK yapmasan yanında tutamıyorsun demektir.

19 kişilik MYK tedirginlik ve 19 kişilik MYK bir al-ver ilişkisiyle, mutlak bir sadakat değil mutabakat üzerinden sadakat sağlamaya yönelik bir iş. Ben kalabalık MYK'nın daha verimli olduğunu düşünüyorum. ‘Yedi kişi yeter partiye’ deyip 19’a çıktıysa 12 tane oynayan parça var demektir. Uçak mühendisleri bilir, her uçuştan önce bütün parçaları yoklayacaksın. Kemal Bey’in her sabah parçaları yoklaması lazım.

Özel, “Ne noktada yeni parti dersiniz” sorusuna şu yanıtı verdi:

Zaten yeni bir parti var, olacak, olmalı ama bu, felaket senaryosu için düşündük. Butlan yaptı, baskın seçim yapıyor veya partinin kongre yapmamasını seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak nitelendiriyor. O zaman yeni partiniz yoksa büyük bir şok yaşarsınız. Hazırda bir şeyin olması lazım. O tamam. ‘Butlan geldi, biz başka tarafa gideriz’ yerine, en kötü senaryoda kullanmak üzere. ‘CHP'yi bırakıp bu partiye geçiyoruz’ diye bir başlangıcımız yok. Bunun adı CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Ama bunu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız.

Diğer ihtimali tartışanların çıkarımlarını gördünüz. Çok iyimser buluyorum bazı şeyleri; ‘Yüzde 3-3,5 alır.’ Çok iyimser. Ben bu sokağı biraz bilirim. Seçmeni bilirim. Birazcık siyaset okumam vardır. Büyük bir felaket olur. Bu işi böyle götüremeyecekleri belli. TGRT ekranlarından bana çağrı yapıyorlar: 'Kişisel oyunuz yüzde 30’un üstünde, ne duruyorsunuz? Parti kurun.’ Sana ne? Çünkü ana senaryo: Biz gideceğiz. CHP markası, logosu, -çok önemli bir değer- buraya kalacak. Aklı başında, partisine inanan, güvenen kişiler veya beni seven kişiler telkin olarak, bir yol olarak söyleyeceklerine TGRT'nin ya da A Haber'in stüdyo konukları ve bize yeni parti telkin ediyorlar.

Düne kadar itibarsızlaştırmak için her şeyi yaptıkları, dünya kadar hakaret sıraladıkları Kemal Bey'e şimdi başka bir dil geliştirmişler. Onun üzerinden bize yol haritası çiziyorlar. Zaten -küstahlık etmek istemem ama- değişim hareketini ve 5 Kasım'dan beri CHP’yi yöneten akıl beklenen gibi olmadığı için, beklenen hataları, beklenen yanlışları ya da beklenen tepkileri beklendiği gibi, onların işine geldiği gibi vermediği için hedefteyiz biz. Biz biz olmaktan çıktıktan sonra çıkacak olsak bir ay önce çıkardık. Şimdi bir problemimiz olmazdı. İddianız varsa probleminiz oluyor. Sizin seçim kazanma ihtimaliniz üzerinden size tehdit yöneltiyorlar.”

Butlan çıkmayacak diyordunuz, bundan sonrasında muhalefetiniz sekteye uğrayacak mı” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

Butlandaki arkadaşlara CHP'yi bıraksanız CHP bir muhalefet yapamaz artık. Eskiden biz sadece normalleşme, yani Türkiye'de gerilim olmasın, belediyeler çalışsın, sorunlar çözülsün diye baktığımız süreçte ‘Diktatörle müzakere olmaz, mücadele olur’ diyenlerin ne müzakereler yürüttüğünü ve nasıl aynı ortak dilde buluştuğunu gördük. Bu vakitten sonra o A Haber'e, o TGRT’ye teşekkür edenler, ‘Süreçte bize çok katkınız oldu. İyi ki varsınız’ diyen arkadaşlar, çıkıp kime muhalefet yapacaklar, bana mı yapacaklar? O olsa olsa butlan harikalar diyarında biz başka partiye gitsek iktidar oluruz, bize muhalefet olurlar. Yoksa bu iktidara muhalefet etme imkanları kalmadı ki. Artık oradan bir muhalefet çıkmaz.”

Özel, “Kılıçdaroğlu’nın “FETÖ ajanları” sözleriyle Sabah gazetesi sizi hedef aldı. Bunu söyleyen kişi de yıllarca beraber siyaset yaptığınız bir genel başkan. Ne hissettiniz” sorusuna şu yanıtı verdi:

Üzüldüm, kırıldım, şaşırdım gibi bir şey değil. Bu lafları biz hep duyuyoruz. Bu lafları iktidar medyası, Sabah Kemal Bey'e yıllarca yönetti. Biz Kemal Bey'e yönelik bu saldırıları yıllarca duyduk. Şimdi ifadeler değişmemiş. Bu sefer Kemal Bey bana söylüyor aynı şeyleri veya beni kastettiği ima ediliyor. Allah’a şükür, en büyük memnuniyetim gözlerinizin önünde oldu. FETÖ'nün bütün mağdurları ‘Türkiye'de FETÖ'cü olacak son kişi Özgür Özel’ dedi. Ben bunu İlker Başbuğ'un ağzından, KUMPASDER’in ağzından, Ali Tatar'ın kardeşi Ahmet Tatar'ın ağzından, Balyoz tutuklularının ağzından, İzmir Askeri Casusluk tutukluluarının ağzından duyduktan sonra; Sabah gazetesinin ağzına daha ne tıkasınlar? Daha ne söylenecek? Bu sorunun sorulamayacağı iki-üç kişiden birine böyle bir şey söylüyorlar. Buna tenezzül edilmiş olması -Kemal Bey için bir şey diyemem, o gizli özne kullandı- Sabah gazetesi için ne kadar büyük bir acz içinde olduklarını gösteriyor. Çare Özgür Özel'e FETÖ yakıştırması yapmaya kaldıysa yakacak mermi kalmamış, tüfeğin kabzasını yakıyorlar.

Özel, kurultay ceza davasında tanık olarak dinlenen ve para alışverişi içinde olduğu yönünde ifade veren Veysi Uyanık’ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık’ın Kılıçdaroğlu’nun MYK’sında yer almasına ilişkin olarak ise “Karşı tarafın ne kadar ilkeli olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mutlak butlan kararına ilişkin “Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz” ifadelerinin sorulması üzerine, şu değerlendirmeyi yaptı:

Erdoğan, yarın çıkıp ‘Kandırıldım’ derse şaşırmam. Yanlış bir karara yönlendirildiğini, butlan kararına ‘evet’ demekle bence siyasi hayatının en büyük hatasını yaptığını, en büyük riskini aldığını düşünüyorum. Zaman gösterecek ne olacağını. Ama iki cümlesini yan yana koymanızı arzu ederim. Bunlardan birinci cümle: ‘Türkiye hak ettiği gibi bir ana muhalefete çok yakında kavuşacak, merak etmeyin.’ Sonra da ‘Biz bu işlerin hiçbir yerinde olmadık’ diyor. Butlan kararının 13 Mayıs günü yazıldığını şimdi anlıyoruz. Sonra da görüyoruz ki şimdi o tercih ettikleri muhalefet gelmiş. O yüzden Erdoğan daha fazla bunu gizleyemez. Kendi kendini ihbar etti.”

Özel, bir basın mensubunun “Gelip konuşmak için kürsüye yürürse” sözleri üzerine, “Bugün grubu gördünüz. Öyle bir atmosfer, öyle bir imkan, öyle bir moral, öyle bir şey yok. Meclis kürsüleri, seçilmişlerin kürsüsüdür. Meclis kürsüsüne seçilip gelirsen yakışırsın” dedi.

Özel, kendi hakkındaki kaset iddialarının sorulması üzerine ise şunları söyledi:

Öyle bir şey olmadığını cümle alem biliyor. Bu tamamen bizimle baş edemeyenlerin kendi yaptıkları psikolojik harp yöntemleri. Özkan Yalım'ın çocuğunun sünnetinde Sivaslı'daki bir otelde yıllar önce kalmıştık, onun dışında yemek yemişliğimiz var. Bunları gördükçe hakikaten sinirleniyorum, kızıyorum, midem bulanıyor. Hakikaten insan karşısında kendisiyle siyaseten rekabet edebilecek muhatap ve onun medyasını görmek istiyor. Ömrüm boyunca ilk kez ama ilk kez öfke biriktiriyorum. Bu çünkü olmaz. Ölmüş bir kadına iftira attıran zihniyetle muhatabız. Akıl almaz.

Özel, baskın seçime ilişkin olarak ise “Kasımda baskın seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm Meclis’te. Adayımızı çıkarırız, cumhurbaşkanını değiştiririz” dedi.
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
DEM'den CHP'ye Çağrı
DEM'den CHP'ye Çağrı
Özel
Özel "Kurultay Yapılırsa Sorun Kalmaz"
CHP'nin MYK Üyeleri Belli Oldu
CHP'nin MYK Üyeleri Belli Oldu
CHP Kurultay Soruşturmasında Delegelere Mali Araştırma
CHP Kurultay Soruşturmasında Delegelere Mali Araştırma
Son Haberler
Brent Petrolün Varili 96,91 Dolar
Brent Petrolün Varili 96,91 Dolar
Döviz Piyasası
Döviz Piyasası
Altın Piyasası
Altın Piyasası
Küresel Piyasalar Negatif Seyrediyor
Küresel Piyasalar Negatif Seyrediyor
Sıfır Atık Festivali İstanbul'da Başlıyor
Sıfır Atık Festivali İstanbul'da Başlıyor
DEM'den CHP'ye Çağrı
DEM'den CHP'ye Çağrı

Ana Sayfa
Savunma Sanayi
Bayramlar
Sivil Toplum Kuruluşları
Savaşlar
Doğa
Din
Doğal Afetler
Deprem
Ulaşım
Enerji
Meteoroloji
Tarih
Tarım
Çocuk
Psikoloji
Turizm
Hukuk
RESMİ REKLAMLAR
YERELSEÇİMLER
Gündem
Dünya
Eğitim
Ekonomi
Magazin
Spor
Yerel
Sağlık
Asayiş
Belediyeler
Bilim ve Teknoloji
Çevre
Genel
Kültür-Sanat
Medya
Yaşam
Politika
Köşe Yazarları
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim