CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında gündemde yer alan konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.Bilindiği üzere ana muhalefet lideri, geçtiğimiz hafta sonu Avrupa'nın göbeği olarak nitelenen Belçika'nın başkenti Brüksel'de destekçileriyle bir araya gelmişti.Aynı zamanda 'ilk yurt dışı mitingi' olarak da kayda geçen buluşmada birçok sol siyasetçi, cumhurbaşkanı adayı - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılandığı süreci eleştirmişti.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yse bunu "Özgür Bey'in Brüksel'de Türkiye'mizi ayaklar altına alması gayriahlaki bir siyasetin çürümüşlüğüdür. Sertçe davranmak, ülke sevgisi ile erimek ve adam gibi adamlıktan taviz vermemek yeterlidir. Hangi ülkenin muhalefetini incelerseniz inceleyin ülkesini ve milletini şikayetini görmezsiniz. Yazıklar olsun, buna ortak olanlara da yuh olsun" diye eleştirmişti.Özel, bu sözlere tepki gösterdi:"Kırılan kol bizim, kırılan kalp bizim, saldırılan haysiyet bizim, aşağılananlar bizim arkadaşlarımız... Ama diyorsunuz ki 'Sizin kol kırılsın, bizim yenin içinde kalsın.'Sayın Bahçeli kusura bakmayın. CHP ayaktadır, hakkını aramaktadır, sonuna kadar da arayacaktır."Gazze'de yürürlüğe giren ateşkese ve Mısır'da ABD Başkanı Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi, Katar Emiri Tamim El Sani ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan niyet beyanına dek yaşananlara da değinen Özel, AKP'ye yakınlığıyla bilinen medya kuruluşlarını da eleştirdi:"Yurt dışındaki birçok konuda Erdoğan'ı takip ediyoruz. Zaman zaman doğru tutum aldığında destekliyoruz. Ama hiç dünkü kadar utanmamıştım. Hiç dünkü kadar midem bulanmamıştı.İsrail Parlamentosu'ndaki o şov yetmezmiş gibi... Güya Netanyahu gelecekmiş de Erdoğan karşı çıkmış. Ya Netanyahu nereye geliyor? Bizim onu Lahey'de yargılatmamız lazımken 'neredeyse bir araya gelecekken karşı çıkılmış' falan.Dün iki yerde sevinç vardı. Biri İsrail Parlamentosu'nda, diğeri AK Parti'nin yandaş medyasında. Dün - yaşananlar için 'Hamas direndi, Erdoğan kazandı' diyorlar. Ya ne Erdoğan kazandı? Ekmek kuyruğunda kadınlar tarandı 'gık' demediniz. Ne zamanki bölüşüm meselesinde anlaştılar, bizim yandaş basın da bunu Erdoğan'a yurt içi siyasette faydalı olur mu diye başarı gibi göstermeye çalıştı.Hey, hey... Biz yas eviyiz. 67 bin tane cenaze var orada. Siz İsrail'in düğün evinin defçisi gibi davranıyorsunuz."Yurt dışındaydık. İlk olarak İspanya'da, Madrid'de Sosyalist Enternasyonel'in toplantısına katıldık. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'le bir ikili görüşme gerçekleştirdik. Hem dünyada solun, sosyal demokratların içinde bulunduğu süreci, dünya siyasetini, Gazze'de yaşananları...Hep birlikte emeğin hakkını savunan, her türlü adaletsizliğe karşı duran sosyalistlerin, sosyal demokratların mücadelesini nasıl daha yukarı taşıyacağımızı, devlet yönetmek yerine güç yönetme anlayışına karşı nasıl mücadele edeceğimizi konuştuk.Ardından Belçika'nın başkenti Brüksel'e geçtik. Türkiye'nin dört bir yanında 60 eylem gerçekleştirmiştik. Yurt dışındaki soydaşlarımızdan davet vardı. 61.'sini Brüksel'de gerçekleştirdik.Madrid ve Brüksel'de programlarımız yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi gördü. İlgi gösterenlerin başında Erdoğan var. Geçmişte kendisine helal olan şimdi muhalefete haramdır. Onun sevabı bizim günahımız olacak. O ne yapmışsa yapacak ama muhalefet susacak.Her türlü kötülük, her türlü hak ihlali sessizlikle karşılanacak... Hiç kusura bakmasın, o devir kapandı. Ayrıca başörtüsü sorunu varken AİHM'e gideceksin, dava açacaksın, tazminat alacaksın. Bu şikayet sayılmayacak...AKP'ye kapatma davası açılacak, dünya başkentlerine gideceksin. Bunu dünya başkentlerine anlatacaksın bu meşru olacak...15 Temmuz akşamı ne istedilerse verdiğin, altına F-16 verdiklerin darbe girişimine girişecek. Biz demokrasinin yanında darbenin karşısında bulunacağız... Sabah ilk teşekkür telefonunu bize açacaksın, dünyaya birlikte anlatalım diyeceksin... Sonra yıllarca seçim kazanınca milli irade, bir kere kaybedince kirli iradeMilletin mazbatasını iptal ettirmeler. Seçim kazanınca yere göğe koyamadıklarını kaybedince başka bir yere koymak... Darbeye girişmek...Sayın Bahçeli, Sayın Erdoğan... Kırılan kol bizim, kırılan kalp bizim, saldırılan haysiyet bizim, aşağılananlar bizim arkadaşlarımız... Ama diyorsunuz ki 'Sizin kol kırılsın, bizim yenin içinde kalsın.'Sayın Bahçeli, Kızılcık Şerbeti'ni Tayyip Erdoğan'ın etrafı içsin, biz kan kusalım ama içelim diyorsunuz. Kusura bakmayın. Hiçbir yerde o yoğurdun bolluğu kalmamıştır. CHP ayaktadır, hakkını aramaktadır, sonuna kadar da arayacaktır.Trump bu şovdan saatler önce İsrail parlamentosunda bir konuşma yaptı. Netanyahu'ya sen bir savaş kahramanısın dedi. 'Ona en iyi silahlarımızı verdik, o da iyi bir iş çıkardı' dedi. Tek tek o katliamları yapanların isimleri sayıldı. Trump ayakta alkışladı onları. Sumud Filosu'na saldıranları ayakta alkışladılar. Trump 'Sen kazandın' dedi Netanyahu'ya.Yurt dışındaki birçok konuda Erdoğan'ı takip ediyoruz... Zaman zaman doğru tutum aldığında destekliyoruz. Ama hiç dünkü kadar utanmamıştım. Hiç dünkü kadar midem bulanmamıştı. İsrail Parlamentosu'ndaki o şov yetmezmiş gibi... Güya Netanyahu gelecekmiş de Erdoğan karşı çıkmış. Ya Netanyahu nereye geliyor? Bizim onu Lahey'de yargılatmamız lazımken 'neredeyse bir araya gelecekken karşı çıkılmış'mış.Dün iki yerde sevinç vardı. Biri İsrail Parlamentosu'nda, diğeri AK Parti'nin yandaş medyasında. Dün - yaşananları 'Hamas direndi, Erdoğan kazandı' Ya ne Erdoğan kazandı? Ekmek kuyruğunda kadınlar tarandı gık demediniz. Ne zamanki bölüşüm meselesinde anlaştılar, bizim yandaş basın da bunu Erdoğan'a bir yurt içinde iç siyasette faydalı olur mu diye başarı gibi göstermeye çalıştılar.Hey, biz yas eviyiz. 67 bin tane cenaze var orada. Siz İsrail'in düğün evinin defçisi gibi davranıyorsunuz.Bu ülkenin menfaatlerini korumak için taviz verenlerden değiliz biz. Milletin huzurunu ve refahını savunmak da böyle olmaz zaten. Bakın Belçika'daydık. Dünya kadar soydaşımızla birlikteydik. Avrupa'dan gelenlerle. Ama onlarla konuştuk.3 gün öncesinden giden arkadaşlarımız dolaştı, not aldılar. Bana orada getirdiler. Orada söyledim. Doğru mu doğru? Bir de burada bakalım. Bazıları diyor ya efendim biz söylüyoruz. Bir tarafta hukukun üstünlüğü olan ülkelerde demokrasi iyi.Demokrasi olduğu için ekonomi iyi, ekonomi olduğu için ücretler iyi, fiyatlar düşük. Bir yandan da iktidarın borazanları efendim enflasyon bütün dünyada var. Avrupa ortalaması %2 Türkiye'de eylül ayı %3,5. Efendim enflasyon her yerde sorun. Satın alma gücü her yerde düşük. Ki Belçika asgari ücrette en iyi ülkelerden değil. Ortalarda bir yerde.Belçika'da emekli aylığı 1619 Euro. Bu Avrupa'da 3.000, 3.500 Euro olan ülkeler var. 1619 Euro. Türkiye'de emekli aylığı 348 Euro. 1619, 348. Satın alma gücüne bakalım. Bir emekli aylığı ile gittiğinde Türkiye'de 19 kilo dana kıyma alabiliyorsun. Belçika'daki emekli 108 kilo dana kıyma alabiliyor. Kıyma üzerinden satın alma gücü 6 kat fazla.Türkiye'de 218 litre süt alabiliyor bir emekli maaşı. Belçika'da 1819 litre. Yani hem maaştan fark ediyor hem de satın alma gücünden misliyle fark ediyor. 200 litreye 1.800, 9 kat fark ediyor süt üzerinden satın alma gücü. Asgari ücret işi sorarsanız Belçika'da 1.919 Euro Türk parasıyla 93.000 lira. Hani diyoruz ya yoksulluk sınırı 91.000 lira.Daha işe girmiş bir yıllık asgari ücretli o yoksulluk sınırının üstünde. Yani asgari ücretli zengin kabul ediliyor. Türkiye'de ise 456 Euro. Belçikalı asgari ücretli 128 kilo dana kıyma alırken Türkiye'deki asgari ücretli sadece 30 kilo alabiliyor. Yani emeklide 108'e 9 19 kilo. Asgari ücretli de 128'e 30 kilo. Yani ister asgari ücretli de ister emeklide böyle.Sonra birisi geldi yanıma dedi ki altın hesabına kızıyor. Kıyma hesabına da kızar. Ama dedi ona bir sor bakalım dedi. Arabanın markasını o söyledi ben söylemeyeyim. Bunu almak için Türkiye'de ne kadar çalışılıyor burada ne kadar? Araba aynı araba. Asgari ücretli bu arabayı almak için bu arada şöyle bu araba aynı araba ama Avrupa'da 18.300 Euro. Türkiye'de 31.000 Euro'ya satılıyor.Aradaki fark bizimkilerin fazladan aldığı vergi. Araba Türkiye'de üretilmiyor. Yurt dışında 18.300 liraya satılıyor. Türkiye'de neredeyse iki katına. Belçikalı asgari ücretli bu arabayı almak için 10 ay çalışıyor. 10 aylık asgari ücretini koyduğunda bu arabayı alıyor. Türkiye'de 6 yıl hatta 70 ay. 70 ay çalışarak, 72 ay çalışarak. 10 ay bir yerde 72 ay bir yerde 7 kat.Yani Türkiye'de alın terinin karşılığı Belçika'dakinin alın terinin karşılığının 7'de biri kadar değil. Şimdi bana diyorlar ki ya Avrupa eski gücünde değil. Şu kadarını söyleyeyim. Şu kadarını söyleyeyim. Doğuyla Batı iki farklı yön değil. Zaten eğer Batı'da, Doğu'da demokrasi varsa Doğu'ya gidelim. Kuzeyde varsa kuzeye gidelim. Ama demokrasi neredeyse o yöne gidelim. Onlar gibi yönetelim. Onlar gibi yönetilelim diyoruz.Batıya gittikçe liderlerin arabaları mütevazılaşır. Hatırlayın Merkel kendisi Volkswagen transporter minibüse biniyordu. Dünyanın en pahalı Mercedes'ini o dönemde ürettiler limuzin Mercedes. İki tanesi yarın grup yaparsa meclise gelecek Sayın Erdoğan'da. Yola gelince yol ayrımına biri buradan gidiyor biri buradan gidiyor güvenlik gerekçesiyle.Dünyanın en pahalı 10 limuzin Mercedes'inin ikisi bizde. İkisi Katar'da. Birisi Birleşik Arap Emirliklerinde. Öbür birisi Suudi Arabistan'da. İkisi bizde. Ama Merkel bu arabayı bu taraftaki otoriter liderlere satıp kendisi mütevazi bir minibüse biniyordu.Merkel Türkiye'de uçan saraylar varken 14 bir uçan saray, 14 tane lüks uçak tarifeli uçuyordu. Ama Almanya'daki asgari ücretin Türkiye'dekine göre satın alma gücü 8 kat da o günlerde. Şimdi daha da fazla olmuş olabilir.Demokratik ülkelere gittikçe evler küçülüyor. Mütevazılaşıyor, konvoylar kısalıyor. Arabalar basitleşiyor. Ama halk zengin. Doğu'ya doğru gittikçe 1000 odalı saraylar. Elhamdülillah bizimkisinde 1500 oda var. Uzun uzun konvoylar uçan saraylar yüzen saraylar hepsi var.Yüzen sarayımız var. Uçan sarayımız var. Yazlık sarayımız var. Ahlat'ta Kızlık Sarayımız, Oltuk'ta yüz yazlık sarayımız var. 1500 odalı saray burada var. Ama millet sürünüyor. İşte Cumhuriyet Halk Partisi'nin bundan sonra Türkiye'nin önüne koyduğu en büyük hedef şudur. Biz Erdoğan'ın konvoyuna limuzin Mercedes'ine uçan yüzen kaçan yazlık kışlık saraylarına değil Türkiye'dekilerin geleceği, karnının doyulmasına, Avrupa'daki gibi satın alma gücü olmasına talibiz.Önümüzdeki seçimden sonra Erdoğan iktidarda kalmaya devam ederse 18 kilo kıyma alıyorsak 9 kiloya düşer. Kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü bu düzen bir asgari ücretin 8 çeyrek altın aldığı 2002 yılından 3 çeyrek altın alabildiği bugüne geldi. 8,5 çeyrek altın alınan emekli maaşından 2 çeyrek altın alınan bu günlere geldik.Ve bu düzen bu şekilde devam ediyor. Bir gün meydanın birinde sordum izliyorsunuz, katılıyorsunuz zaten eylemlere. Erdoğan sizi seviyor mu? Dediler hayır. Niye dedim? Birisi bağırdı oradan fakiriz diye. O gün bugün kaldı biz niye fakiriz diye soruyoruz. Bakın neden fakiriz?19 Mart darbesinin maliyeti 160 milyar dolar. Bunu ben söylemiyorum. Bunu devletin kayıtları söylüyor. Sattıkları rezerv, faize binen yük, faiz artışının getirdiği dış borç yükü ve her şey. Her şey. 19 Mart darbesinde harcanan bu para bu milyar ama yeni milyar yani bunun üstüne 6 tane daha 0 ekleyeceksin eski parayla.Eski milyar gibi değil. Yeni paranın milyarı bu. Emekliye yapılan zammın 150 katını 19 Mart darbesi için harcadılar. Asgari ücretliye verilmeyen zammı yani 22.000 liraya biz 30.000 lira yapın dedik. O paranın yok dedikleri paranın 120 katını harcadılar.Çiftçiye destek veriyorlar. Biz diyoruz ki kanuna göre alması gereken gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'i sizin verdiğiniz yüzde 0.2 binde 2 5 katını vermelisiniz. Vermeyiz diyorlar. 100 katını bu darbeye harcıyorlar. Bakın Türkiye'deki bütün çiftçilerin aldığının 5 katını verseler kanuna uygun şekilde nefes alacak oraya vermeyen buraya veriyor.Ama Plan Bütçe Komisyonu'nda şimdi başlıyor Plan Bütçe Komisyonu yine bütçe görüşmeleri. Geçen sene vazgeçilen gelir vergileri için ayrılan kalem firma çalışmış, üretmiş, satmış, ihraç etmiş, kar etmiş, vergisi çıkmış. 700 milyar liralık vergiyi silmek için bütçeye kalem koyuyorlar.Kur korumalı mevduata 2,5 trilyon lira veriyorlar. Yani param var ama dolara mı koysam koyma dolar yükselir. Faize mi koysam? Sen gel bunu kur korumalı mevduata koy. Faiz neyse veririz. Dolar ondan çok yükselirse aradaki farkı aramızda toplar onu da sana biz öderiz. Kim kim toplandık biliyor musunuz? Asgari ücretliler işçiler, memurlar, çiftçiler, esnaflar.Yani fakirler fakir bıraktıkları aramızda toplayıp 2,5 trilyon lira kur korumalı mevduata para harcadık. Daha bu yıl daha bu yıl 8 ayda faize 1,5 trilyon lira vergi harcadık. Ve burası burası zurnanın zırt dediği yer.Türkiye'de verginin yüzde 89'unu siz ödüyorsunuz yüzde 11'ini zenginler ödüyor. Bakın bu rakam bu rakam bu oran tam da zurnanın zırt dediği yerdir. Bir ülkede dolaylı vergi alınır mı? Alınır. OECD ülkelerinde de yüzde 20'lerde dolaylı vergi var.Dolaylı vergi dünyanın en alçak vergisidir. En haksız vergisidir. Niye? Bir fabrikatörle çok para kazanan o fabrikanın kapısındaki bekçi aynı vergiyi verir. Neye? Elektriğe, suya, cep telefonu görüşmesine, süte, zeytinyağına, yumurtaya çocuğunun okul servisine aynı parayı aynı vergiyi verir dolaylı vergi. Bu dolaylı verginin oranı Türkiye'de yüzde 66.Yani fakir zengin ayırmadan herkesten alınan vergi yüzde 66 bütün vergilerin. Sonra bir de yüzde 23'lük bir vergi var. Maaşlardan kesilen vergi. Yani bütün çalışanların aldıkları maaştan ve emeklilerin aldıkları maaştan sadece asgari ücret kadarki payı muaf.Türkiye'de ödenen bütün maaşlardan para çekilmeden kesilen vergi var ya eline değmeden cebe çantaya girmeden bordroda kesilen vergi yüzde 23 etti mi yüzde 89. Geriye ne kalıyor yüzde 11. Bu ne? Kurumlar vergisi. Türkiye'nin dört bir yanında çalışılan üretilen, ticaret yapılan hizmet sektörü bütün alanlarda şirketlerin kazandıklarından ödediği vergi toplam verginin yüzde 11'i.Yüzde 89 bu salonda oturanlardan. Yüzde 11 başımızda parayı kazayıp göbeğini kaşıyanlardan alınan vergi var. Eğer bu ülkede iktidar değişip de Tayyip Erdoğan'ın yerine emeklinin çalışanın işçinin, memurun, çiftçinin ve esnafın dostu bir iktidar gelmezse bu vergi düzenini alaşağı tepe taklak değiştirmezse bu ülkede kimsenin sorunu çözülmez. Biz bu haksız ve namussuz düzeni değiştirmeye talibiz. Başka bir şeye değil.(Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu) 'Anayasa tartışmalarına girmeyiz' dedik. Bir yandan ayların boşa gittiği, bir yandan farklı hesapların yapıldığı bir yerde değiliz.Devlet Bey kendi söylediklerine bakmaz. Maksimalist talepler olmasın diyor. Demokrasi istemek, eşitlik istemek ne zaman maksimalist talep oldu? Dünkü söylemle bugünkü söylem arasında yaşadığı farkı, bir yıl önce söylediğiyle bugünü karşılaştırıp bakacak önce.Bu iş 80 yaş üstündekilerin akran dayanışmasına bırakılamaz. Ben 40'lı yaşlarını yeni doldurmuş birisiyim. Vallahi ben de yaşlıyım. Bugün dünyayı 20'li yaşlarını tamamlayan, 30'lu yaşlarının başında cayır cayır beyinler ülkelerini şaha kaldırıyor. Bakmayın dünyayı yöneten otoriterlerin yaşına. Bu iş 80 yaş üstündekilerin akran dayanışmasıyla değil, gençlerin omuz omuza dayanışmasıyla olacak.Nasıl İstanbul'da Ekrem İmamoğlu yıllar sonra hiç seçim kaybetmeyen Erdoğan'a seçim kaybettirdiyse Mansur Yavaş da burada Ankara'yı parsel parsel sattıklarını kendi başbakan yardımcıları kabul etmişken... Ankara'yı onlardan alan ve temiz yürüten, az laf çok iş diyen, Ankara'yı içinde bulunduğu rezaletten kurtaran birisine tek bir kuruşa el uzatmadığını bildikleri birisine yolsuzluk çıkarmaya çalışıyorlar.Sayıştay denetledi tertemiz. Mülkiye müfettişleri aylarca araştırdı hiçbir şey yok. İddianamede Mansur Başkan'ın adı yok. Ama başsavcılık bakanlıktan soruşturma izni istiyor. Bunun üzerinde tepinen bir algı yönetimi üretmeye çalışıyorlar. Yolsuzlukları briket gibi kitap olmuş Melih Gökçek var. Ankara'yı parsel parsel satana soruşturma yok. 'Metal yorgunluğu var sende' dediler. Direndi biraz. Sırıttı kaypak kaypak.Buradan vicdan sahibi bütün siyasetçilere soruyorum. Bir genel başkan, bir belediye başkanına 'istifa et, ben gereğini yaparım' dese ne yapabilir? Partiden atar başka hiçbir şey yapamaz. Tayyip Erdoğan Melih Gökçek'e istifa etmezse gereğini biz yapacağız deyince istifa etti.Yani o kişi ya FETÖ'cüdür kayyum atarsın, ya yolsuzluk vardır yargılarsın. Bir kelime soruldu mu Melih Gökçek'e? FETÖ'cülüğü boyunu aşmış hesabını verdi mi?Tek suçu bu millete hizmet etmek olan, kantara çıkınca yüzde 60 basan Mansur Yavaş'a kumpas kuracaksın? Ekrem Başkanımızın da, burada yapmaya çalıştıkları algı operasyonlarına inat Mansur Başkanımızın da arkasındayız. Bütün gücümüzle yanlarında olmaya devam edeceğiz.Gazeteciler tutuklu, gençler tutuklu, YouTube'da şaka yaparken 'kıfks' diye güldü diye içeride. Fatih Altaylı'nın sözlerinden Cumhurbaşkanı'na fiili taarruz çıkardılar.Her birisi suçtan değil ibreti alem olsun diye yatırılanlar var. Şimdi de orada geçmişte AKP'den milletvekilliği biri var. Onu Sincan'daki cezaevine attılar. Sırf ne olsun diye? AK Parti'de geçmişte siyaset yapıp da buna yanlış diyenler hepsi birden sinsin diye.Babamın oğlu değil. Geçmişte bizi ağır eleştiriyordu. Ama şimdi AK Parti'ye sadece eleştiriyor diye hapse konulabiliyor. Bugün Türkiye'de yapılanlar, sadece CHP'ye yapılan bir iş değil siyaset kurumuna yapılıyor. Bugün hedef CHP'dir. Dün DEM'di, bugün CHP, yarın bir başka siyasi parti.Bu ülkede hem DEM'in hem Zafer Partisi'nin genel başkanları aynı anda hapis yattı. Ortak yönleri bu iktidarın karşısında olmaları. CHP verdiği mücadeleyle kendisini, partisini, belediye başkanlarını, üyelerini koruyor değildir; koruduğumuz bu ülkeye getirdiğimiz demokrasidir, fikir özgürlüğüdür, biz bu ülkeyi hata yapmaya müsait, kararı tek başına veren tek adamların uğrattığı tek adamdan kurtardık.80 yaş üstü akran dayanışmasıyla düşecekken omzundan tutanları gençlerin geleceğini, kendi yorgunluklarına feda edenleri uyarıyoruz. Bu memleket size feda edilecek kadar kolay kazanılmadı. Bu memleket Türk gençlerine emanettir. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz."
Politika
Yayınlanma: 15 Ekim 2025 - 08:28
Özel "Mansur Bey'in Arkasındayız"
CHP lideri Özgür Özel, grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Politika
15 Ekim 2025 - 08:28









