Mitingte bir konuşma yapan Özgür Özel, şunları söyledi:Hepimize geçmiş olsun. Bugün burada büyük bir haksızlığın karşısında haklıların yanında durmak için Adana'nın iradesinin yanında durmak için seçtiklerinin arkasında durmak için Adana gibi Başkan Zeydan Karalar'a sahip çıkmak için, Oya Tekin'e, Kadir Aydar'a sahip çıkmak için geldiniz. Büyük haksızlık yaşandığında miting kararı verdik. Bu meydana karar verdik. Dediler ki, bir günde o meydan dolmaz. O meydan bu haliyle ancak Ferdi Tayfur'un tarihi konserinde doldu. Başka türlü dolmaz. Görüyor musun Zeydan Başkan, 250 bin hemşehrin sana sahip çıkıyor. Adana, evlatlarına, iradesine sahip çıkıyor. Kumpaslara itiraz ediyor. Helal olsun Adana'ya.- 19 Mart günü sabahın erken saatlerinde, 1 gün önce 30 yıllık diplomasını iptal ettikleri Ekrem Başkanın kapısına dayananlar, 19 Mart günü bir darbeye kalkıştılar. 16 milyon İstanbullunun yerel seçimde seçtiği, milletimizin takdiriyle bir sonraki cumhurbaşkanına darbeye kalktılar. Öyle olunca biz de kalktık darbenin hedef aldığı merkeze Saraçhane'ye gittik. Ekrem Başkan'a ve İstanbul'a sahip çıktık, darbeyi geri püskürttük.CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Adanalılara şöyle seslendi: “Dediler ki bir günde o meydan dolmaz. Görüyor musun Zeydan Başkan. 250 bin hemşehrin sana sahip çıkıyor bu meydanda. Adana evlatlarına, iradesine sahip çıkıyor. Kumpaslara itiraz ediyor. Helal olsun Adana’ya…""19 Mart günü sabahın erken saatlerinde diplomasını iptal edenler Ekrem İmamoğlu'nun kapısına dayanıp darbe yapmaya çalıştılar. Darbe yönetene yapılır. Milletimizin takdiri ile bir sonraki Cumhurbaşkanına darbeye kalktılar. Biz de önce yüz binlerle sonra milyonlarla Saraçhane'ye gittik. Onlar vapurları bağladılar, metroları kapattılar. Biz 1 milyon 200 bin kişi olduk, darbeyi geri püskürttük. O darbenin üzerinden 118 gün geçtikten sonra İstanbul'la yetinmediler. Artık Adıyaman'ın, Antalya'nın, Adana'nın ve İzmir'in de iradesine göz diktiler. Darbeciler mi üstün, millet mi üstün? İşte Adana'nın iradesi. Adanalıyık, Allah'ın adamıyık diyenler burada!""Birileri Cumhurbaşkanını kandırmış. 3 savcımız var, 3 tane de yalancı şahidim var demiş. Televizyonlardan yayınları ve iftiraları basarız demişler. Ey Erdoğan görüyor musun Adana'yı? Biz bu darbeye teslim olmayız. Sabah güneş doğunca kalkan gece yarısı eve varan bir abiniz. İki dönemdir Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar. 250 bin buraya nasıl geldi, dedim. Bütün kooperatifler karar almış. Otobüslerin üzerinde yazıyor. 'Pandemide sen vardın, depremde sen vardın yanımızda, kim gelecekse senin yanına bedava!' Bir şehir ayağa kalkmış. Adana ayağa kalkmış. STK'lar meslek örgütleri zorlamadan, çağırmadan, mitingi duydular geldiler. Hepsine teşekkür ediyoruz.""Adanalılar, bütün Türkiye bu meydana bakıyor. Diyor ki, 'Acaba ne oluyor? Oralarda neler oluyor?' Bakın önce Zeydan Başkan niye Silivri’de? Zeydan Başkanı bin kilometre öteye neden götürdüler? Bu dönem değil, geçen dönem değil, bundan 11 yıl önce Zeydan Başkan Seyhan Belediye Başkanı oldu. Zeydan Başkan'ın geldiği belediye, AK Parti'den alınmıştı. AK Partili belediye, çöp ihalesini bir şirkete vermişti. Zeydan Başkan, onun döneminde, önceki dönemde yapılmış ihaleden çöp toplayanların, fatura kestirilenlerin ödemelerini yaptı. Ne eksik, ne fazla. Hak ettikleri gün, hak ettikleri kadar ve ne zaman sözleşme bitti, bir daha yenilenmedi.""Ancak bu savcı saldıracak ya, kişiye bakıyor. 11 yıl önce Seyhan’da çalışmış. Geliyorlar, başkana iftira attırıyorlar. Başkanın 11 yıl önceki mevzudan, AK Parti’nin verdiği ihalenin parasını ödüyor. O ihaleyi yapan AK Partiliye ne verilmiş? Bilmiyoruz. Buraya onları niye bela etmiş? Bilmiyoruz. Paralarını ödemiş, günü gelince de göndermiş. Zaten Zeydan Başkan, sonra bir daha da onlarla çalışmamış.""O dönem denetlenmiş, aklanmış. Sonra Adana Büyükşehir’e gelmiş. Seçmişsiniz, görev yapmış. 5 yıl denetlenmiş, aklanmış. Bu sefer rekor oyla seçmişsiniz. 2 senedir de bunu yapmış. 11 yıl geriye gidip iftira attırıyorlar ve diyorlar ki, 'Seni aldık, burada hapse koyduk'. O Zeydan Başkan, 11 yıl boyunca bir çöp bulamadıkları, bir iftiracıyla tutukladıkları Zeydan Başkan'ın eşi burada, eşi. Nuray ablam. Öğretmen. Nuray Hanım Adana'da devlet okulunda 32 yıldır maaşla çalışıyor. Hala devlet memuru, her sabah derse gidiyor. Bu kadının kocası mı yapmış yolsuzluk?""Orada Melih gökçek var. Oğlunu biliyor musunuz? Bozuk tohum. Gitmiş baklava kutusu yapıp ahlak dağıtıyor. Senin Partinin Başbakan Yardımcısı babana Ankara'yı parsel parsel sattın demiş. Senin kursağından geçen her lokmada haram var. Bozuk tohum. Şu evlatlara bak biri doktor, zorunlu hizmette. Diğeri kendi işini yapıyor. Belediyeye istiflenen yok. Senin oğlun 600 milyonluk villa yaptıracak. Sen devlet memurunun kocasına rüşvet diyeceksin.Kadın kooperatifleri kurup köylü kadınların yüzünü güldüren, belediye borcunun alacağının 4 katı olduğu yerde şimdi alacağının 4 kat olduğu belediye yapmış. Güneş enerjisiyle elektrik faturasını sıfırlamış.""İlk kadın belediye başkanı Oya Tekin'i iftiracı ifadesiyle tutukladılar. Çöp ihalesi var. O iftiracı 'Bana ihaleyi vereceksin' diyor. Kaymakama gidiyor, valiye gidiyor. Yılmıyor ama o iftiracı gidip İstanbul'da ifade veriyor. Dün bana dedi ki 'Beni ve eşimi aldılar. 15 yaşında bir oğlum var. Bari ev hapsi versinler, oğlumun yanında olayım.' Bizi izliyor kuvvetli bir alkış yollayalım.Diğer yandan Ceyhan'ın kaderi Kadir'i var. Kadir Aydar görevini yaparken o iftiracı doğrudan belediye ile çalışmamasına rağmen duyum ile ifade verip tutuklattı. Ceyhan'ın Kadir'ine sahip çıkağız. "O darbenin üzerinden 118 gün geçtikten sonra bugün o darbeyi yapanlar sadece İstanbul'la yetinmediler, Adana'nın da Adıyaman'ın da Antalya'nın da İzmir'in de iradesine göz diktiler çünkü onlar kendisini yenenleri istemiyorlar. Adil bir yarış yapmaktan korkuyorlar.Zeydan Başkandan korkuyorlar. Öyle olunca biz de bu akşam buradan onlara gösterelim dedik, el mi yaman bey mi yaman. Darbeciler mi üstün, millet mi üstün. İstanbul'daki bir avuç darbeciye karşı işte Adana'nın iradesi. 'Adanalıyık, Allah'ın adamıyık' diyenler burada.Birileri cumhurbaşkanını kandırmış. '3 sağlam savcım, 3 sağlam hakimim, 3 yalancı şahidim, iftiracı gizli tanığım var. Bunlarla bunları un ufak ederiz, alaşağı ederiz. Televizyondan yayınları, iftirayı basarız, seçimleri alırız.' Ama kazın ayağı öyle değil. Adana'nın iradesi öyle değil. Ey Erdoğan, görüyor musun Adana'yı. Artık asla bu darbeye teslim olmayız. Bu darbeye direnmeye hazır mıyız?Zeydan Başkan'ı buraya getirecek miyiz? Bu işin sonunun ülke için Adana için en çok da ezilenler için kimsesi olmayanlar için, yoksullar için, emekliler için, emekçiler için iyi olacağını, artık zenginlerin değil garibanların döneminin başlayacağını, vatan evlatlarının sözünün geçeceği günü göreceğiz.Bir şehir ayağa kalkmış, Adana ayağa kalkmış. Evladı için, evlatları için, iradesine sahip çıkmak için ayağa kalkmış. STK'lar, meslek örgütleri bütün dernekler, bütün vakıflar zorlamadan çağırmadan organize etmeden sadece mitingi duymuşlar, koştular geldiler. Hepsine teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz. Hepimiz biliyoruz ki kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Eğer bir adamın arkasında 20 bin çift varsa nikahını kıydığı, sen onu yenemezsin.İşi Adana, gücü Adana, böyle çalışan birisine utanmadan attılar iftira. Biz de geldik sahip çıkmaya Zeydan Başkana. Seyhan'da Oya Tekin'i bir iftiracının söyledikleriyle tutukladılar. Oya Başkanımın evlatları burada. '15 yaşında oğlum var, bari ev hapsi verin' dedi. Diğer yandan Ceyhan'ın gencecik evladı, Ceyhan'ın kaderi, Ceyhan'ın Kadir'i var.Kadir Aydar görevini yaparken, kimselere geçit vermezken onu da bir iftirayla Ceyhan'dan koparmaya çalıştılar. Kadir Başkanımın ailesi burada. Kadir'e sahip çıkacağız. Adana'nın bin kilometre ötede cezaevinden bizi izleyen evlatlarına selam olsun. Buraya gelerek, bu fotoğrafı çektirerek çok şey söylüyorsunuz.Karşımızda bir organize suç yapısı, ellerinde bulundurdukları bütün yetkilerle acımasızca saldırıyorlar. 19 Mart'tan beri hatta geçen sene 9 Ekim'de Ankara'dan İstanbul'a yollandığından beri, Ahmet Özer Başkanımızı aldığından beri saldırıyorlar, iftira ediyorlar. Biz de onlara karşı yüreğimizle bileğimizle, bu otobüsle, mikrofonla meydan meydan geziyoruz ve derdimizi millete anlatıyoruz. Anketlerde milletin yüzde 25'i bilemedin yüzde 30'u ona, yüzde 70'i bize inanıyor. Böyle olunca dün akşam İletişim Başkanı'nı değiştirdiler. Eğer bir siyasi yapıda, bir partide işler kötü gidiyorsa faturayı iletişimcilere keserler.Fahrettin Altun gitti, TRT'yi değiştirecek, Anadolu Ajansı'nı değiştirecek, RTÜK'ü değiştirecek çünkü diyorlar ki 'Bütün televizyonlar bizde, gazeteler bizde, çarşaf çarşaf manşet bizde, gece yarısı 12'ye kadar bizim ekranlarda iftira atanlar... Onların altında bir otobüs, onlarla birlikte 2,5 kanal, biri kapalı, biri açık. Ama yine de millet onlara inanıyor.' Ben bu milletin ferasetine, yüreğine ve bu iftiracılara karşı evlatlarına sahip çıkacağına hep inandım, görüyorum ki millet arkamızda. Erdoğan'ın arkasında gizli tanıklar, Amerikan Devleti Trump, İsrail, bizim arkamızda millet var, Adana var, Türkiye var" ifadesini kullandı.Adanalı Ali Dayı'yı anlatacağım. Ali Dayı demiş ki, 'Ben Ramazanoğullarının torunlarından Ali. Çok kuşaktır Çukurova'da tarım yaparız. Zeydan'ı 45 derece sıcakta asfaltın başında gördüm, sel basan yerde çizmesiyle çamurun içinde gördüm. Şimdi Zeydan'a iftira etmişler, mahpus etmişler. Biz Adana'da güneşe dayanırız, sıcağa dayanırız, iftirayı gölge etseler geçip de altında durmayız, Zeydan'ın arkasında dururuz.' Tayyip Erdoğan, Trump'a güvenme, Netanyahu'ya güvenme, Ali Dayı var ya Ali Dayı. Ali Dayı yenecek seni, Zeydan Karalar yenecek seni. Ekrem İmamoğlu yenecek seni.Ekrem Başkan üniversite arkadaşlarıyla 11'e 11 maç yapabilir. 100 tanesini çağırıp iftar verebilir, sabahleyin 70'iyle kahvaltı yapabilir ama Erdoğan, bir üniversite arkadaşıyla bir sabah kahve içip fotoğraf atabilir mi? Oturup tavla oynayacak bir üniversite arkadaşı var mı? Çıkmadı. Milletin diplomasını sorgulayan Erdoğan'ın diplomasını sorguluyorlar. Her yola başvuruyoruz, davalar açıyoruz, Ekrem Başkan'ın helal yollarla aldığı diplomasını geri alacağız, bu diplomasızı da evine yollayacağız.Bu ülkede her şeyi TÜİK belirliyor. Enflasyon yüzde 80, 40 diyor. Tayyip Erdoğan zamları buna göre veriyor hatta beklenti enflasyona göre veriyor, milletin cebine girmesi gereken paranın pek azı giriyor. 80 yaşında kıymetli bir amcam demiş ki, 'Bu TÜİK, kul hakkı yiyor'. TÜİK, kul hakkı yiyor, ona emir veren Tayyip Erdoğan. Bütün emeklilerin, bütün emekçilerin, bütün memurların hakkını yiyor. O hakkın hesabını ondan hep birlikte soracağız. Asgari ücret 22 bin TL. Geçim olmuyor. 30 bin 250 TL istiyoruz, kanun teklifini verdik bekliyoruz.Emekliye seyyanen zam verildi geçen sene, tutmadılar. Seyyanen zam için kanun teklifini verdik, bekliyoruz. Emeklileri açlık sınırının altında süründürüyorlar. Her emekliye bir asgari ücret verilmesi gerekir, kanun teklifini verdik, bekliyoruz. AK Partililer ise tatile gitmeyi bekliyorlarmış. Meclis, milletin kanayan yarasını kapatmak için var. Yaraya merhem olmak için var. Yaraya tuz basmak için değil. Milletin yarasına tuz basan AK Parti, tatile girip kendini tuzlu sulara gömecekmiş. Yazıklar olsun size. Bu meclis kapanmadan derhal emekliye sahip çıkmalıdır.Bir yandan etrafımıza ateş çemberi diyeceksin, iç cephe güçlü olmalı diyeceksin, iç cepheyi güçlendirelim diyeceksin, diğer yandan elinden gelen kötülüğü muhalefet partilerine, onların başkanlarına yapacaksın. Bu haksız tutuklamalardan, uzun süren tutukluluktan, bir türlü yazılmayan iddianameden, atılan iftiralardan şikayet ediyorduk. Aylardır söylüyoruz.Osmaniye'nin evladı Devlet Bahçeli nihayet dün çıktı dedi ki, 'Bu kadar uzun tutukluluk olmaz, iddianameler yazılmalı, Özgür Özel'in dediği yapılmalı'. Ne diyor Özgür Özel? Biz evlatlarımıza, başkanlarımıza güveniyoruz. Siz de iftiracı savcınıza güveniyorsanız, yayını açın, yargılamaları TRT'den canlı yayınlayın. Devlet Bey böyle deyince ayrı düşmemek için Tayyip Bey de yarım ağızla, 'İyi olur' demiş.Mecliste kanun teklifimiz var. Meclis kapanmadan kanunu çıkartalım. Çünkü iftiradan yıldık, yalandan bıktık. Namusumuza, şerefimize, haysiyetimize yapılan bu saldırıyı geri püskürteceğiz. Hodri meydan. İşte o zaman herkes beyazı da siyahı da görecek. Biz 3T’nin arkasındayız. Terörsüz ve demokratik Türkiye, tutuksuz yargılanma, TRT’den canlı yayın.Buradan sonra artık nereye çağrılırsak koşmanın, yan yana durmanın, kol kola girmenin, omuz omuza mücadele etmenin, bu iktidarı değiştirmenin, iktidara gelmenin zamanıdır. Hazır mısınız? Atatürk’ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisi.Güya yenilmez Erdoğan. Girdiği her seçimi kazanan Erdoğan, girdiği son seçimi kaybetti. Ama ona karşı kaybetmeyen birisi var. Beylikdüzü’nü AK Parti’den alan, 31 Mart 2019’da Binali Yıldırım’ı yenen, seçim elinden alınınca, çalınınca ceketi çıkaran, gömleği sıvayan, Haziran’da bir daha kazanan, 800 bin farkla kazanan, beş yıl hizmet edip şimdi 1 milyon 100 bin farkla kazanan Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu geliyor.Ve bunun için ona engel olmak için her şeyi yapan Erdoğan’ın oyları yüzde 30’un da altına düştü. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Yüzde 29’la seni orada oturtmam, seni orada oturtmam. Yüzde 29’la orada oturamazsın. O yüzden 2 Kasım Pazar günü sandığı istiyoruz ve sesleniyoruz hep birlikte. Ey Erdoğan; ben milletim, ben milli iradeyim. Adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum.”
Politika
Yayınlanma: 11 Temmuz 2025 - 09:41
Özgür Özel "Millet Bizim Arkamızda"
CHP, Genel Başkan Özgür Özel'in de katılımıyla, belediye başkanlarının tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla Uğur Mumcu Meydanı’nda 'Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’e ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’a Özgürlük Mitingi' düzenledi.
Politika
11 Temmuz 2025 - 09:41









