• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Çevre
  • Savunma Sanayi
  • Bayramlar
    Dini BayramlarUlusal Bayramlar
  • Sivil Toplum Kuruluşları
  • Savaşlar
  • Doğa
  • Din
  • Doğal Afetler
  • Deprem
  • Ulaşım
  • Enerji
  • Meteoroloji
  • Tarih
  • Tarım
    Hayvancılık
  • Çocuk
  • Psikoloji
  • Turizm
  • Hukuk
  • RESMİ REKLAMLAR
  • YERELSEÇİMLER
  • Gündem
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Yerel
  • Sağlık Asayiş Belediyeler Bilim ve Teknoloji Çevre Genel Kültür-Sanat Medya Yaşam Politika
  • Ara
SON DAKİKA:
10:13
Brent Petrolün Varili 99,63 Dolar
10:10
Döviz Piyasası
10:05
Altın Piyasası
09:45
Küresel Piyasalar Negatif Seyrediyor
09:39
Brent Petrol Fiyatları 100 Doları Aştı
09:35
Merkez Bankası Faizi Sabit Tuttu
Video Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Reklam
Reklam
Reklam
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Türkiye Cumhuriyeti 99 Yaşında
Gündem
Yayınlanma: 29 Ekim 2022 - 10:35

Türkiye Cumhuriyeti 99 Yaşında

29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla Türk milletinin tarihinde yeni bir devrin kapıları açıldı ve "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir" sözü, devlet yönetiminde en belirgin şekliyle yerini aldı.

Gündem
29 Ekim 2022 - 10:35
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Türkiye Cumhuriyeti 99 Yaşında
Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla yakılan bağımsızlık meşalesi, Türk milletinin verdiği büyük mücadele sayesinde bir daha hiç sönmedi.

Yeni Türk devletinin varlığı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile tescillenmiş oldu.

İkinci dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanmasından 2 ay sonra 13 Ekim 1923'te Ankara, Türkiye'nin hükümet merkezi oldu. Artık mevcut rejimin isminin de bütün açıklığı ile konulması, yeni devletin başkanının seçilmesi gerekiyordu.

O güne kadar Devlet Başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa tarafından yürütülmüştü. Diğer taraftan bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyordu.

27 Ekim 1923'te İcra Vekilleri Heyetinin istifası ve Meclis'in güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna acil bir çözüm gerektirdi.

"Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz"

Mustafa Kemal Paşa, 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Çankaya Köşkü'nde arkadaşları için Latife Hanım'a bir sofra hazırlattı.

İsmet Paşa, Ali Fuat Paşa, Halit Paşa, Kemalettin Sami Bey'in de yer aldığı akşam yemeğinde yaşananları Mustafa Kemal Paşa, Nutuk'ta şöyle anlattı:

"Gece olmuştu... Çankaya'ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit Paşa'lara rastladım. Ali Fuat Paşa, Ankara'dan hareket ederken bunların Ankara'ya geldiklerini o günkü gazetede 'Bir Uğurlama ve Bir Karşılama' başlığı altında okumuştum. Daha kendileriyle görüşmemiştim. Benimle konuşmak üzere geç vakte kadar orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini, Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa vasıtasıyla kendilerine bildirdim. İsmet Paşa ile Kazım Paşa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. Çankaya'ya gittiğim zaman, orada, beni görmek üzere gelmiş bulunan Rize Milletvekili Fuat,  Afyonkarahisar Milletvekili Ruşen Eşref Bey'lerle karşılaştım. Onları da yemeğe alıkoydum.

Yemek sırasında: 'Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, derhal düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edileceği konusunda kısa bir program yaparak arkadaşları görevlendirdim. Yaptığım programın ve verdiğim talimatın uygulanışını göreceksiniz.

Efendiler, görüyorsunuz ki Cumhuriyet ilanına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı davet ederek onlarla görüşüp tartışmaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Çünkü, onların da aslında ve tabii olarak benim gibi düşündüklerinden şüphe etmiyordum. Halbuki o sırada Ankara'da bulunmayan bazı kişiler, yetkileri olmadığı halde, kendilerine haber verilmeden, düşünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyet'in ilan edilmiş olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar."

"Yaşasın Cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı

Mustafa Kemal Paşa o gece İsmet Paşa ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını hazırladı.

"Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir." hükmünün yer aldığı tasarı üzerinde TBMM'de yapılan konuşmalardan sonra saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla Cumhuriyet'in ilanı kabul edildi. Cumhuriyet'in ilanı "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı.

Böylece yeni devletin yönetim biçimi bütün açıklığı ile ismini almış oldu. Cumhuriyet'in ilanı ile "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir" ilkesi de artık devlet yönetiminde en belirgin şekliyle yerini buldu.

Ardından cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bunun üzerine kürsüye gelen Mustafa Kemal Paşa, yaptığı konuşmasını, "Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır." sözü ile bitirdi.

Böylece devletin adı ve rejimiyle ilgili tartışmalara son verildi ve devlet başkanlığı konusu çözüme kavuştu. Hükümetin kurulma şekli yeniden düzenlendi.

Buna göre, cumhurbaşkanı başbakanı atayacak, başbakan da bakanlarını seçip cumhurbaşkanının onayına sunacaktı. Bu uygulamayla, Meclis Hükümeti Sistemi yerine parlamenter rejime geçilmiş oldu.

"Milli Bayram" olarak kutlanmaya başlandı

İlk hükümeti kurmakla İsmet İnönü görevlendirilirken, Fethi Okyar da TBMM Başkanlığı'na seçildi.

Türk halkı, 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günü Cumhuriyet'in ilanını kutladı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile Cumhuriyet'in ilanının 101 pare top atışı ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi.

Karar doğrultusunda 29 Ekim 1924'teki etkinlikler, kutlamaların başlangıcı oldu.

Hariciye Vekaleti, 2 Şubat 1925'te bir kanun teklifiyle 29 Ekim'in bayram olmasını önerdi. Teklif, Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelendi ve 18 Nisan'da karara bağlandı.

TBMM'de teklifin 19 Nisan'da kabul edilmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana "Milli Bayram" olarak kutlanmaya başlandı.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Ulusumuz FETÖ'CÜ Hainlere Geçit Vermedi
Ulusumuz FETÖ'CÜ Hainlere Geçit Vermedi
"Esnaf ve Sanatkârlarımız Ülkesine Sahip Çıktı"
Avrupa'nın Ortasında Soykırım: Srebrenitsa
Avrupa'nın Ortasında Soykırım: Srebrenitsa
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Srebrenitsa'yı Asla Unutmayacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Srebrenitsa'yı Asla Unutmayacağız
Son Haberler
Brent Petrolün Varili 99,63 Dolar
Brent Petrolün Varili 99,63 Dolar
Döviz Piyasası
Döviz Piyasası
Altın Piyasası
Altın Piyasası
Küresel Piyasalar Negatif Seyrediyor
Küresel Piyasalar Negatif Seyrediyor
Brent Petrol Fiyatları 100 Doları Aştı
Brent Petrol Fiyatları 100 Doları Aştı
Başsavcılıktan TTB Davanamesi
Başsavcılıktan TTB Davanamesi

Ana Sayfa
Çevre
Savunma Sanayi
Bayramlar
Sivil Toplum Kuruluşları
Savaşlar
Doğa
Din
Doğal Afetler
Deprem
Ulaşım
Enerji
Meteoroloji
Tarih
Tarım
Çocuk
Psikoloji
Turizm
Hukuk
RESMİ REKLAMLAR
YERELSEÇİMLER
Gündem
Dünya
Eğitim
Ekonomi
Magazin
Spor
Yerel
Sağlık
Asayiş
Belediyeler
Bilim ve Teknoloji
Çevre
Genel
Kültür-Sanat
Medya
Yaşam
Politika
Köşe Yazarları
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim