İYİ Parti, Büyük Ankara Kongre Merkezi'nde düzenlediği 4. Olağan Kurultayı'nda genel başkan seçimi için oy kullanma işlemi tamamlandı.Tek aday olarak seçime giren Müsavat Dervişoğlu, 1180 delegenin tamamının oyunu alarak, ikinci kez genel başkanlığa seçildi.Kongre salonunda delegeler, izleyiciler ve gazeteciler için ayrı platformlar oluşturuldu. Kapı girişine, "İYİ'lerin vakti geldi" afişinin asıldığı salon içinde de "İYİ'lerin vakti geldi", "Adaletin vakti geldi", "Eşitlik vakti geldi" yazılı pankartlar asıldı. Kurultayı takip etmeye gelen İYİ Partililerin oturacağı koltuklarda ise Türk bayrağı ve İYİ Parti logolu bayrak yer aldı.İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu konuşmasında AKP iktidarını 'süreç' üzerinden eleştirerek, "İhaneti beka, haini barış güvercini diye pazarlayanların oyunu bozulacak" dedi. Dervişoğlu AKP iktidarına ekonomi üzerinden de eleştirilerde bulunarak, "İktidarın “aile yılı” diye ilan ettiği bu dönem, insanımızın iş bulamadığı, başını sokacağı evden mahrum kaldığı, evlenip yuva kuramadığı, toplumsal bir felaket dönemi olarak tarihe geçmektedir" ifadelerini kullandı."İYİ Partimizin değerli teşkilat mensupları ve delegeleri. Siz, bugün bu salonda fiziken bulunmasalar da, milyonlarca yurttaşımızın vekili olarak buradasınız. Şu an oturduğunuz koltuklarda, illerinizin, ilçelerinizin, mahallelerinizin gençleri, yaşlıları, kadınları, erkekleri, işçileri, çiftçileri, esnafları, memurları da var. Sizin şahsınızda; bu ülke için düşünen, üreten, çalışan ve dertlenen aziz milletimize de bu vesile ile sevgi ve saygılarımı sunuyorum.Değerli dava arkadaşlarım; Nasıl ki, tohumu ektiğinizde, bir fidanı diktiğinizde artık, aklınız oradadır!“Rüzgâr eğdi mi?” diye, gelip gidip bakarsınız! “Don vurdu mu?” diye, endişe edip sorarsınız! “Suyu yetti mi?”, “Kökü tuttu mu?” diye düşünürsünüz! Çünkü o tohum, o fidan, hem ekmektir hem de rızıktır. Hem emektir hem de candır."Hem dününüz hem de yarınınızdır. Biliyorsunuz ki, bizim de sizlerle birlikte diktiğimiz bir fidan var! O fidan, yağmurlar, boranlar, fırtınalar görmüş fakat daima kuvvetlenmiş ve canlılığını hiç yitirmemiştir. O fidan, geride bıraktığımız 8 yılda Türk milletinin ve devletinin kayıtsız şartsız sigortası olmuştur. O fidan artık, yarınlarımızın umudu olan ulu bir çınarıdır. O fidan, memleket iyi olsun diye gayret ve cesaret ile dikilen bir iyilik arzusudur. O fidan, bugün çatısı altında gururla bulunduğumuz “biz varız” dememizin vesilesi İYİ Parti’dir"Aziz dava arkadaşlarım, İYİ Parti’mizi, adalet ve eşitliğin oluk oluk tükendiği bir eşikte kurmuştuk. Keyfiliğe, şahsiliğe ve otoriterliğe karşı, milli ve cumhuriyetçi bir refleks olarak ortaya çıktık. İYİ Parti olarak, Türk milleti tarafından, Türk milleti için bu kötü gidişata dur demek için kurulduk. Gelinen noktada, dünya, bir otoriterlik ve keyfilik açmazının pençesindedir. Bir tarafta, Latin Amerika’da, Rusya’da, Uzak Asya’da yaşananlar... Öte tarafta ise, 25 yıldır millet ve devlet bağları aşındırılan, kimlik çatışmalarıyla dengesi bozulan Ortadoğu vardır. Çünkü, büyük emperyal güçler, “Dışarıdan meşruiyet aşılayarak, kendilerine bağımlı, “iktidarlar” yarattılar!”“Netanyahu gibi azgın ve cüretkar “katiller” eliyle kan dökmeyi olağan kıldılar.” Suriye’den Irak’a, Gazze’den İran’a; ve elbette Türkiye’ye kadar, Iraklaşmak, Lübnanlaşmak ve Gazzeleşmek yolunda, Emperyalizm, artık gizlenme ihtiyacı hissetmeden suç işlemektedir. Çünkü, emperyalizmin suç ortakları, iktidara gelmek için “verdikleri taahhütlerle”, iktidarda kalmak uğruna verdikleri tavizlerle, ülkelerini, kırılgan, yalnız ve çaresiz bırakmışlardır. Bu uğurda, vatandaşlarının özgürlüklerini, canlarını ve mallarını, vatanlarının ise zenginliklerini diyet olarak, sahiplerine sunmuşlardır. Bu açıdan, yeni bir aşamaya gelindiği şüphesizdir. Ancak, gelenin, belirsizliği kadar, gidenin de insanlığa yüklediği maliyet ağırdır. İşte bu ahval ve şerait içinde İYİ Parti’miz, büyük Türk milletinin reflekslerini, tutarlı eylemlere dönüştürebilmek adına çok daha kritik bir eşikte, çok daha hayati bir sınavdadır.İktidarın, çeyrek asırlık köhneliği içerisinde, her kritik eşikte yaptığı, hayati yanlışların sesini duymak isterseniz, her seferinde, koro halinde; “Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan günler” şiarına bakın.Sözde “iç cepheyi güçlendirmek” adı altında yürütülen siyasetin, sonuçlarına bakın. Bir değil, iki değil, defalarca aynı şeyleri, aynı ajanda içinde, aynı taahhütler ve tavizlerle yerine getirip, farklı sonuçlar elde ettiklerine inanmamızı istediler. birinci çözüm süreci buydu. Suriye siyasetleri buydu. 15 Temmuz’la sonuçlanan rezalet buydu. Şimdilerde kurdukları İmralı ittifakı ile yürütülen, komisyonculuk projesi de aynıdır. Geldiğimiz noktada, dış politikada ne olmuştur? Lafta İsrail aleyhtarlığı, pratikte ise İsrail için yürütülen bölgesel mıntıka temizliğinde her zaman en önde koşmuşlardır. Bugün İsrail’in etrafındaki ülkelere ne olduğuna bakın, Akdeniz’deki gelişmelere, bir zamanlar mavi vatan diye propaganda yaptıkları sularda kurulan ittifaklara bakın. Daha beteri var. Burnumuzun dibinde, tam 11 sene boyunca besleyip, büyütülen Suriye PKK’sına bakın. 11 sene diyorum. 14 yıllık iç savaşın, 11 yılında eğitildiler, donatıldılar, militan kazandılar.'İktidarsa, kılını kıpırdatmadığı gibi, ilerde yapılması muhtemel karşı hamlelere de engel olmayı görev bildi. Sonuç: Suriye’de YPG varmış, bunlar da aslında PKK’lıymış. Bak sen. Ne büyük strateji dehalarımız var ya Rabbi. Ne büyük devlet adamlarımız var. Peki bu arada ülkemizde neler yaşandı? Belki soruyu, “neler yaşanmadı ki” diye bakmak lazım. Hukuk kalmadı. Yargı araçsallaştırıldı. Anayasa defaatle askıya alındı. Kurumlar çöktü. Siyaset yapılamaz hale geldi. Her eşikte başka bir toplumsal grup terörist ilan edildi. Ekonomi zaten tarumar oldu. İşsizlik, kadere dönüştü. Peşkeş çekilmeyen su, orman, kıyı kalmadı. Doğum oranları dipte, sınırlar kevgir. Gençlerimizi uyuşturucu, fuhuş ve kumar çetelerine kurban veriyoruz. İnsanı, insan yerine koymak şuurundan uzak kadroların elinde en temel özgürlüklerin, İnsan haklarının, canına okundu. Cezaevleri, okuyan, düşünen, genç yaşlı herkesin buluşma noktası oldu. Akıl ve vicdan, Türkiye’nin ruhu, polis jopuyla, yargının çekici arasında un ufak edildi. 200 senelik demokratik mücadelemizden, geriye doğru, ne kadar mümkünse o kadar adım attılar. Biz Cumhuriyetsiz, Cumhuriyet de sahipsiz kaldı. Ve bir gün, bir sabah uyandılar ve dediler ki, PKK’yı affedelim. Öcalan aslında iyi adamdır. Kürtlerin de tek temsilcisidir. Bir de biz yeni fark ettik ama İsrail, PYD ile hareket edebilir. Bak sen.Konuşmadan sonra seçimlere geçildi. İYİ Parti’nin 4. Olağan Kurultayı’nda, Genel İdare Kurulu (GİK) asil ve yedek listeleri de belli oldu. İYİ Parti’den daha önce ayrılıp geri dönen Yavuz Temizer, Bahadırhan Dinçaslan ile partiye yeni katılan; İpek Özkal Sayan ve Burak Dalgın da GİK üyesi oldu.Açıklanan GİK asil listesinde; Mustafa Cihan Paçacı, Lütfullah Kayalar, Şenol Sunat, Hasan Toktaş, Selçuk Türkoğlu, Lütfü Türkkan, Metin Ergun, Buğra Kavuncu, Yasin Öztürk, Ayyüce Türkeş Taş, Hakan Şeref Olgun ve Burak Dalgın gibi partinin öne çıkan isimleri bulunuyor. Listede ayrıca İpek Özkal Sayan, Osman Ertürk Özel, Hüseyin Rasit Yılmaz, Alper Akdoğan, Murat Cem Özdemir, Prof. Dr. Volkan Yılmaz, Ahmet Kamil Erozan, Cenk Özatıçı, Kadir Ulusoy, Berna Sukaş, Fatih Koca, Kazım Yücel, Özdemir Polat, Emel Bilenoğlu, Elif Loğoğlu ve Selim Özgökçe gibi isimler de yer aldı.GİK yedek listesinde; Yunus Özay Er, Muhammet Hüsrev, Canan Uçar, Huriye Serter, Ruşen Şık, Furkan Tuna, Vahdet Afşin Karacan, Mete Koca, Meral Semiz Kabaağaç, Mümün Günler, Fatih Oğuz, Hüseyin Evren Kavas, Emin Dindar, Dilaver Koç, Mevlüt Uyanık, Şeyhmus Göçmen, Orhan Can, Mehmet Yılmaz Ertekin, Selçuk Karasu, Nuray Özdemir, Yağmur Yasemen Tuğlacı, Reyhan Esti, Melike Demirbaş ve Ramazan Uğural bulunuyor. Bir önceki dönem GİK üyesi olan Uğur Poyraz, İsmail Koncuk, Nilay İmren Tüfekci, Turan Yaldır, Yavuz Aydın bu dönem GİK listesinde yer almadı. İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu'nun Başkanlık Divanı'nda görev alması, Kavuncu’nun yerine ise Genel Sekreter ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz’ın TBMM Grup Başkanvekili olması bekleniyor.
Politika
Yayınlanma: 18 Ocak 2026 - 23:47
Musavat Dervişoğlu Yeniden İYİ Parti Genel Başkanı
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yeniden genel başkanlığa seçildi.
Politika
18 Ocak 2026 - 23:47











