Merhaba değerli okurlarımız, yazının başlığı garibinize gitmiş olabilir, benim öyle takıntılarım yoktur. Ama anımsayın “Beşiktaş Galatasaray’ı yendi” kupayı aldı, sezonu kapattı….! Aynı statta bu kez “Fenerbahçe Galatasaray’ı yendi…!” Fenerbahçe’de Beşiktaş’ın yoluna girdi…!
Son yazımızda “Fenerbahçe bu kupayı alarak, lig şampiyonluğunu bıraktı” demiştik. Süreç başladı ve Galatasaray ile puan farkı açılmaya başladı. Kimse bu düşüncenin erken olduğunu söylemesin. Çekirge “Alanya’da zıpladı, ama Kadıköy’de zıplayamadı.
Süper Kupa maçı sonrası Fenerbahçe’yi analiz edeceğiz demiştik. Avrupa Kupa maçını ve Göztepe maçını bekledik. Sezon başı demiştik ki “Bu Fenerbahçe Galatasaray dışında (Vasat Hocası hatalı işler yapmadığı sürece) her takımı yenebilir, her takıma da yenilebilir…!” Galatasaray’ı “Vasat Okan Buruk’un hatalı kadro kurması sayesinde” yendi…! Bu galibiyet Fenerbahçe’nin “Fenerbahçe’yi başarılı gösterme gayreti içinde olan ve maçı gözleriyle değil de, saçlarıyla izleyen kalemşorlar tarafından abartıldı…!” Bu neyi getirdi “Camiaya şampiyonluk hayali satmayı” tabii…!
Fenerbahçe ligin “En dengesiz kadrosuna sahip…” Sayın Saadettin Saran çok iyi niyetli başkan. Öncelikle kendisinin hakkını teslim edelim. İstese gelir gelmez, Tedeso’yu yollardı, o böyle yapmadı. Hocaya şans tanıdı. Samandıra’nın en ihtiyacı olan “Sevgi ve saygı” kavramlarına önem verdi. Ali Koç döneminin yarattığı “Dışarıdaki düşman” imajına itibar etmedi ve kendi işine baktı. Kulübü elinden geldiğince doğrularla yönetti. Kulübü “Bankalar Birliği’nden” kurtardı. Bu idari ve sportif anlamda doğruların yapılmasıydı.
Peki futbol takımı için ne yapıldı diye sorarsanız “Maalesef yapılacak çok bir şey yoktu…!” Fenerbahçe “Bu ligin en dengesiz kadrosuna sahip...” Sayın Başkan göreve geldiğinde “Transferler yapılmıştı…!” Fenerbahçe kadrosunun her mevkii sorunlu…!” Bu belirleme size çok iddialı gelebilir, doğrudur.
Bakın kaleci Ederson neden Manchester City’den ayrıldı? Anımsayın lütfen, Manchester City’nin birinci kalecisi sakatlandığı zaman, üçüncü kaleci oynadı…! Bir sezon öncesi “55 gol yemişti” Ederson. Herkes bunu atladı. Bakın Fenerbahçelilerden homurtular yükselmeye başladı. Bu daha başlangıç...! Ancak bu işin küçük bir bölümü.
Defansa gelelim. Djiku’yu satmak büyük hatadır…! Bakınız çok yönlü bir futbolcudur Djiku. Şu an bu takımda “Djiku’nun muadili futbolcu var mı? Yok…!” Şu an Fenerbahçe’de defansta kimler var? “Sağ bekler Mert Müldür-Nelson Semedo, Sol bekler Archie Brown-Levent, Stoperler Çağlar-Milan Skriniar-Yiğit Efe-Osterwolde” Bu futbolcuların ortak yanına bakarsak, hepsi ağır futbolcular…! Teknik olarak “Tek hamlelik futbolcular…!” Yani “Hızlı forvetler, Fenerbahçe defansını çok rahat geçerler…!” Bu futbolcular arasında bir tek Osterwolde’yi ayırabiliriz. Ama hızından dolayı değil, pozisyon bilgisi sayesinde, diğerlerinden biraz önde. Bu arada sakın ola Osterwolde’yi satmayın…! Çok büyük yanlış olur. Djiku hepsinden farklı bir oyuncu. Bu futbolcu aynı zamanda ön libero da oynayabilir. Ayrıca hepsinden daha hareketli. Fenerbahçe hızlı forvetleri olan takımlar karşısında zorlanıyor ve kolay gol yiyor.
Devam edelim. Fenerbahçe orta sahası “Tek yönlü ve aynı tip futbolculardan oluşuyor…!” Edson Alvarez, Matteo Elias Kenzo Guendouzi ve İsmail Yüksek. İsmail, Avrupa’nın her takımında oynayabilecek bir futbolcu, bunu vurgulayalım. Tugay Kerimoğlu nasıl Avrupa’da başarılı olduysa, İnşallah İsmail’de başarılı olacak ve kendini kanıtlayacaktır. Guendouzi’yi almak bana göre hatadır. Çok düz bir futbolcu. Edson Alvarez varken, gidip bu futbolcuya para saçmak yanlış. Trabzonspor’un futbolcusu Oulaï tipinde bir futbolcu gerekli…! Fred’in en iyi halini düşünün, işte böyle bir futbolcu gerek….
Gelelim hücum hattına. Kerem Aktürkoğlu gibi “Hem ahlakı hem de futbolculuğu sorunlu” adamı asla almazdım. Bu takımda hem Asensio hem de Talisca OLMAZ…! İkisinden biri oynar. Samsunspor’dan alınan Musamba “Fazla değil, 3 maç sonra eleştirilmeye başlanır…!” Herkes diyecek ki; “Çok güzel oynuyor…” Bu futbolcunun tek özelliği “Aniden hızlanarak sıfıra inmesi…! Buna önlem alındığında, bu futbolcunun durdurulması çok kolay…! Göztepe’nin önemli futbolcuları olmadığı için, rahat oynadı…! Duran, Osimhen transferine karşılık alındı ama büyük hayal kırıklığı…! Eee Galatasaray’a misilleme hastalığı Fenerbahçe’ye büyük zarar veriyor. En-Nesîrî’ye uygun oyun oynanmadığı için de, şimdi santrafor krizi var takımda.
Ben olsam Devin Özek’i yarın görevine son veririm. Yaptığı transferlerle Kulübü zarara uğratıyor. Kocaeli’de bu Fenerbahçe asla KAZANAMAZ…!
Gelelim Tedeso’ya… Öncelikle şunu belirteyim, “Tedesco çok büyük Hoca değil ama en önemli özelliği analiz yeteneği…!” Ayrıca “Efendiliği, saha içinde kalması ve Vasat Okan Buruk gibi gereksiz konuşmaması takdire şayan.” Tedeso oyunu “Vasat Okan Buruk’tan daha iyi okuyor.” Sürekli deniyor, arayış içinde. Ama kadro o kadar dengesiz ki, bir yeri düzeltirken, diğer bölge bozuluyor…! Altını yine çiziyorum “Bu kadronun düzelmesi için, en az 7 üst düzey kaliteli oyuncuya ihtiyaç var…!” Kimse kimseyi kandırmasın. Bakın bu kadroyu Vasat Okan Buruk’a verin, iddiam odur ki, Fenerbahçe “6. ya da 10.” Olur. Tedeso’yu Galatasaray’ın başına getirin, yine iddia ediyorum “Galatasaray en az 9 puan önde olurdu…!” Kimse kusura bakmasın, gerçekler acıdır. Tedesco “Ortanın biraz üstü kalitede Hoca.” Galatasaray’a gelip giden çoğu futbolcu oynardı. Tedesco “Kadroda en iyiyi arıyor ama bulamaz maalesef…!” Kadro çok dengesiz, işin içinden çıkamaz. Tedesco, kadronun yetersizliğini bildiği için, önce defansı sağlamlaştırıyor.
Göztepe karşısında “Santrforsuz” oynamasının temel nedeni “Hareketli oyuncularla Göztepe defansının dengesini bozup, gol atmak istemesi.” Fenerbahçe’nin ilk golünü anımsayın, Nene’nin bulduğu gol bu düşüncenin ürünü. Talisca “Niye santrafor oynadı” diyenler, maçı gözleriyle değil, saçlarıyla izliyorlar…! Bana sorarsanız, “İlk yarı sonunda, bu sistem yürümediğini görünce, çıkar Talisca’yı koy En-Nesîrî’yi…!” Talisca “Güçlü savunmalar karşısında, ilk on bir de OYNAMAZ..!” İkinci yarının ortasında Asensio’yu çıkar, o zaman Talisca girer…! Tedeso zorda. Fikstür çok zor. Elindeki malzeme yetersiz.
Türkiye’nin en başarılı Hocası yerli olarak “Fatih Tekke’dir…!” Yabancı olarak Göztepe’nin ve Samsunspor’un teknik direktörleridir. Bu takımlar ne Galatasaray’ın ne de Fenerbahçe’nin kadar bütçeleri var. “Gerçek Takım Oyunu” oynayan takımlar bunlar. Göztepe gelecek yıl “Şampiyonluğa” oynayacaktır. Yazın bir kenara. Size daha ilginç bir iddia ortaya atayım “Trabzonspor Fenerbahçe’yi yenerse, o zaman Fenerbahçe Göztepe arasında 3.’lük yarışına tanıklık edeceğiz…!”
Sözün kısası Fenerbahçe’nin kadrosu çok dengesiz, bu yüzden sayın Sadettin Saran’ın yerinde olsam, “Galatasaray ile para harcama yarışına gireceğine, Göztepe gibi takım oluşturma yoluna giderim…!” Böylece hem para sokağa atılmaz hem de başarı gelir. Galatasaray’ı yenen Avrupa takımlarına bakın; hepsinin ortak yanı “Takım oyunu.” Fenerbahçe asla Galatasaray’ın “Futbolcu Kalitesine ULAŞAMAZ…!” Bunun olabilmesi için, en az üç transfer dönemi gerekir...! Bu gerçeği görüp, Tedesco’ya güvenmeli, ondan daha iyi Hoca gelse bile başarılı olamaz…! Tabii bu benim görüşüm.
Son söz Fenerbahçe’nin Futbol yorumcularına; “Abartmadan ve kulüp yağcılığından vazgeçin..!” Fenerbahçe en büyük zararı bu kişilerden görüyor.
Özetle sayın Sadettin Saran, bir dönem daha kendi de, Tedesco’da devam etmesi Fenerbahçe için çok iyi olur. Zaten Fenerbahçe’nin sorunu da istikrar…!
Celal Duruoğlu
NOT : Bize ulaşmak isteyen dostlarımız ve okurlarımız [email protected]
adresine mail atabilir. Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın.






