Merhaba değerli okurlarımız, iyi günler dileyerek başlayalım yazımıza. Son yazımızda ne demiştik “Fenerbahçe İngiltere’de fark yiyebilir, aynı tehlike Galatasaray için de var…!”
Sonuç, maalesef “Galatasaray için tahmin ettiğimiz senaryo az kalsın gerçek oluyordu…!” Sürekli vurguluyoruz “Vasat Okan Buruk asla BÜYÜK TAKIM HOCASI DEĞİLDİR…!”
Juventus takımını bilmeyen okurlarımıza anımsatalım. Juventus İtalya’nın en büyük takımıdır desek yanlış olmaz. İtalya Liginde 36 kez şampiyon olmuş bir takımdan söz ediyoruz. Müzesinde Avrupa Kupaları olan İtalya’nın en seçkin ve güçlü takımıdır Juventus…!
İlk maç sonrası, Vasat Okan Buruk ile Juventus Hocası Luciano Spalletti’yi karşılaştıran mı ararsın, “Spalletti’nin Vasat Okan Buruk’un çırağı olabileceğini” söyleyen zeka geriliği tavan yapmış skor yorumcuları mı arasın…! Eeee ne oldu? “Youtube’un beğeni dilencileri” hâlâ aynı sözleri sarf edebilir misiniz? Hayır…!
Bakın “Futbol Cahilleri”, öncelikle şunu iyi öğrenin “Luciano Spalleti” Dünya Futbolunda önemli bir Teknik Direktördür…! Yeniliklere açıktır. Juventus’un oyununu anlatırken, “Güney Amerika’da yeni bir taktikten” söz etmiş ve Galatasaray’ın bu oyun planının da çok zor durumlara düşebileceğinin altını çizmiştik…!
İstanbul’da oynan maçta 10 dakikada iki gol atmıştı Juventus, bu, korku filmin fragman sahnesiydi. Galatasaray beraberlik golünü “İkinci devrenin başında bulması” filmi yarıda bırakmıştı…! Torino’daki rövanşın çok zor geçeceği belliydi. Ama bunu göremeyen başta “Vasat Okan Buruk” olmak üzere birçok “Futbol Uleması” vardı…!
Spalleti ilk maçtan bayağı bir ders çıkarmış, Torino’da maç başladığında, “Alanını çok iyi kapatan İtalyan Takımı” gördük. Buna karşın, Galatasaray “Kendi yarı alanında geri paslarla, koskoca yarıyı bitirebileceğini” düşünen bir takım hüviyetindeydi…!
Deha Hocamız “Vasat Okan Buruk” Barış’ı geriye yardım etsin diye, birinci bölge ile ikinci bölge arasında oynattı. Hani Barış “Her mevkide oynar, ister bek ister santrafor” diyenler vardı ya…! Vasat Okan Buruk, Barış’ı “Ön bek” gibi kullanarak, Juventus’un kanat hücumlarını kesmek istiyordu…! Barış böyle oynayınca, Galatasaray’ın atak yapma gücü yarı yarıya düştü. Barış sahadan silindi, çünkü “Forvet oyuncusunu bek gibi oynatırsanız, rakibini arkadan koşarak engellemeye çalışır…!” Niye, çünkü forvet futbolcusu “Hücum ettiği için, savunmayı bilmez.” Bu çok basit bir matematiktir. Tabii “Teknik Direktörlük zekânız varsa…!”
Juventus, oyunu bir kenara yıktığı zaman, diğer kanatta “Birden çok oyuncu ile çoğalıyor.” Böyle olunca ne oluyor? Diyelim ki, “Sağ tarafınıza oyun yıkıldığı zaman, sol tarafa ani ters paslarla gol pozisyonuna giriyorlar. Çok dikkat gerektiren bir sistem bu…! Vasat Okan Buruk bunu hesap edemeyince, özellikle “İkinci yarı tam bir korku filmine döndü. Kısaca Spalleti’nin bu plan tuttu…!”
İlk yarısı 1-0 biten maçın ikinci yarısında maç, abartısız 8-0 olurdu…! “4 Şut kaleden paralel auta gitti. Uğurcan net 3 şutu kurtardı ve 1 top da, direkten döndü…! Allah korudu takımımızı… Hele bir pozisyon vardı ki, adam topla birlikte yürüse gol olması içten değildi…! Vasat Okan Buruk’u “Evliyalar korudu. Geçen yazımızda “Vasat Okan Buruk’un kurtarıcısı Fenerbahçe” demiştik. Bugünde Allah korudu farktan…
Bizim gibi yıllardır “Galatasaray’ın Avrupa maçlarını izleyen biri, böyle rezil bir oyun anlayışı görmedim….!” Kendi yarı sahanda pas yaparak “Maçın biteceğini sanmak, hangi dehânın aklıydı, çok ama çok merak ediyorum…!”
Vasat Okan Buruk bu takımla oynadığı tek futbol modeli “Önde baskı, Uzun toplarla Osimhen ve Barış ile topu kazanıp” atak yapmaktır…! Bakın Okan Buruk “İtalya’da top oynamış bir futbolcu. İtalyan Futbolunun en temel özelliğinin ”Stoperlerinin kolay kolay hava topu kaptırmamaları olduğunu ve dar alanda oynadığını bilmesi gerekir…!”
İstanbul’da Galatasaray Juventus’a golleri “Hava toplarıyla değil, yerden toplarla atmıştı…!” Sadece Davinson’un golü hariç. Torino’da ise, hiçbir hava topunu kaçırmadılar. Ama Galatasaray yerden ve dikine oynamama inadından vazgeçmedi…!”
Spalleti, Galatasaray’ın “Kuzey Avrupa takımlarıyla yaptığı maçları iyi etüt etmiş.” Juventus “Orta sahada kalıplı ve fizikli oyuncularıyla üstünlük sağladı. Torreira’nın boy dezavantajı o kadar sırıttı ki… Bunu bir tek Okan Efendi göremedi….
Vasat Okan Buruk’un göremediği Juventus’un 4 numarasının “Sürekli arka direkte ve kornerlerde rahatlıkla kafa vurmasıydı….!” Vasat Okan Buruk “Maçta sahaya bakıyor ama göremiyor…! “Galatasaray’ın yediği 2. ve 3. goller, arka direk çalışmasından oldu…!” Düşünün ilk yarı “Juventus stoperi tam 3 kez kale ağzında, kafa golü kaçırdı…!”
Akıllı bir Hoca 30. Dakikada Singo’yu oyuna alırdı. Bitmedi sağ tarafta Boey ile başlardı. Bitmedi Barış’ı klasik yerinde oynatırdı. “Kendi yarı sahasında, saçma paslaşmalar yerine, dikine oynayarak gol bulmaya çalışırdı…!”
Hep diyoruz ki, “Bu takım asla pas oyunu oynayamaz, kontrollü oyunu beceremez…” Sen kalkıyorsun “Hücuma kalkmadan, rakibi gol atmadan eleyebileceğini sanıyorsun…!” Rakip seni kelimenin tam anlamıyla sürüklese etti.
İlkay ve İcardi oyuna girince, Juventus’un hızı kesiliverdi. Çünkü takım “Dikine oynamaya çalışmaya başladı…!” Bu oyunu başta yapıp, gol bulsan, daha rahat edeceksin. Ama yok, sen ne yapıyorsun, “Kendi yarı sahanda paslaşmaktan, hücuma çıkamıyorsun…!”
Bu arada Spalleti’nin Kenan’ı oyundan alması Galatasaray’ı bayağı rahatladı. Maç uzatmaya gidince, Galatasaray hücuma çıkmaya başladı. Neyse ki, maç boyu rakibine kırmızı kart göstertmekten başka bir şey yapmayan Barış’ın pasıyla Osimhen golü atınca, tur geldi.
Barış bu tekniği ve futbol zekasını geliştirmediği sürece “Avrupa’ya transfer olsa da oralarda başarılı OLAMAZ…!” Pas vereceği yerde şut atıyor, şut atacağı yerde pas veriyor. Tipik bir Türkiye altyapısından yetişen futbolcu tipi…!
Osimhen “Yunus ve Barış’ın veremediği paslar yüzünden, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gidebilir…!
Galatasaray bu turu çok zor olsa da geçti. Bu maçı izlerken, binlerce taraftar “Kimi dua ederek, kimi çeşitli totemler yaparak” heyecanla maçı izledi…! Benim gibi “Batıl inancı olmayan biri bile totem yapıp, dua ederek maçı izledi…!” Galatasaray’ın Avrupa’da hiç bu kadar kötü duruma düştüğünü görmemiştim…!
Eğer bu maç sonucu 6-0 bitseydi, sayın Başkanımız, sanırım Vasat Okan Buruk’u İtalya’da bırakır giderdi…!
Son sözümüz “Vasat Okan Buruk ile sezon sonunda yollar ayrılmalı…!” Arda Turan ya da İmparator Fatih Terim göreve gelmeli. Yoksa bu kadro heba olacak, olan “Galatasaray’ın parasına olacak…!” Hepsinden daha kötüsü, “Avrupa’da bir hezimet yaşanacak…!” Bizden söylemesi…. Artık “Avrupa’da rezil futbolla tur atlamak istemiyoruz…!”
İyi günler dileğiyle.
NOT : Bize ulaşmak isteyen dostlarımız ve okurlarımız [email protected]
adresine mail atabilir. Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın






