Zamanın her şeyin ilacı olduğu söylenir, ancak bazı yaralar beklemekle iyileşmez. Bazen eksik kalan, zaman değil; harekete geçme cesaretidir. Hayat, sadece beklentiler üzerine kurulu olduğunda, konfor alanı güvenli bir liman gibi görünür. Oysa o limanda çok uzun kalırsak, hayallerimiz yavaş yavaş sönmeye başlar.
Konfor alanı, bilindik ve risksiz olanın sunduğu sahte bir huzurdur. İnsan, bu güvenli alanı terk etmediği sürece gelişemez, değişemez ve dönüşemez. Hayallerimiz ve hedeflerimiz, çoğu zaman bu alanın dışında, bilinmezliğin ortasında saklıdır. Ama ne yazık ki, birçok insanın hayatı, harekete geçmeye cesaret edemediği için içi boş bir bekleyişe dönüşür.
Gerçek başarı ve tatmin, rahatı terk etmeye cesaret edenlerin hikâyelerinde saklıdır. Çünkü insanın anlam arayışı, yalnızca bildiklerini tekrarlamakla değil, bilinmeze adım atmakla tamamlanır. Risk almayan, mücadele etmeyen bir hayat, eksik kalır. Zira bir hedef, sadece düşünce olarak var olduğunda değil, onun peşinden gidildiğinde anlam kazanır.
Bugün kendine şu soruyu sor: Hayallerin için hangi fedakârlıkları göze aldın? Eğer cevap bulmakta zorlanıyorsan, belki de konfor alanının kıyısında kalmışsındır. Ama unutma, gerçek yaşam ve gerçek başarı, o sınırın ötesinde başlar.






