Bugün Çanakkale Savaşı’nın yıl dönümü. Ancak bu tarih, sadece geçmişte yaşanmış bir savaşın hatırlanmasından ibaret değildir. Çanakkale, bir milletin var olma mücadelesinin en çarpıcı örneklerinden biridir.
Çanakkale’de verilen mücadeleyi anlamak için sadece askeri başarıya odaklanmak yeterli değildir. O topraklarda kimlerin savaştığını, hangi şartlar altında mücadele edildiğini ve en önemlisi kimlerin hayatını kaybettiğini hatırlamak gerekir. Çünkü cepheye gidenlerin önemli bir kısmı henüz çocuk denecek yaşlardaydı.
Lise çağındaki gençlerin, hatta daha küçük yaştaki çocukların cepheye gitmek zorunda kaldığı bir dönemden söz ediyoruz. Okulların mezun veremediği, sıraların boş kaldığı yıllardı. Bu gençler, eğitimlerini, hayallerini ve geleceklerini geride bırakarak vatan savunmasına katıldılar.
Bugün Çanakkale’yi ziyaret eden herkesin sıkça dile getirdiği bir gerçek vardır: Orada yürürken insan farklı bir duygu hisseder. Bunun nedeni, bastığımız yerin sıradan bir toprak olmamasıdır. O topraklar, hayatının baharında toprağa düşen gençlerin hatırasını taşımaktadır.
Bu nedenle Çanakkale’yi anmak, sadece geçmişi yad etmek değildir. Aynı zamanda bugünün değerini bilmek, sahip olduğumuz imkanların hangi bedellerle kazanıldığını hatırlamaktır. Özellikle genç nesillere bu bilincin aktarılması büyük önem taşır.
Bugün rahat bir şekilde eğitim alabiliyorsak, özgürce konuşabiliyorsak ve geleceğe dair planlar kurabiliyorsak, bu durum Çanakkale’de hayatını kaybeden o gençlerin fedakârlıkları sayesinde mümkün olmuştur.
Çanakkale Savaşı’nın yıl dönümünde yapılması gereken en önemli şey, bu gerçeği unutmamak ve unutturmamaktır. Çünkü tarih, sadece hatırlanırsa anlam taşır. Aksi halde, verilen onca emek ve kayıp, zamanla sessizliğe karışır.
Bu vesileyle, Çanakkale’de hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.






