Hayat bize hiç hazır olmadığımız anlarda dersler verir. Ne zaman başlar, ne zaman biter, hangi sayfada hangi cümleyle yüzleşiriz, asla bilemeyiz. Ama bildiğim bir şey var: Herkesin bir hikâyesi var. Ve o hikâyenin içinde… Gördükleri, sustukları ve unuttukları saklıdır.
Benim de gördüklerim var. Bazen insanın yüreğine ağır gelen, bazen gözünden sakladığı, bazen aklında defalarca tekrar ettiği… Ama dillendirmeye korktuğu şeyler.
Hani derler ya: “Görmek başka, bakmak başka.” Ben gördüklerimden sonra bakışımı değiştirdim. Her şeye aynı pencereden bakmamayı öğrendim. Çünkü görmek, insana büyümeyi öğretir. Görmek, insanı sessizleştirir, ama biraz da içinden eksiltir.
Sustuklarım var bir de. Çünkü öğrendim ki, her söz yerini bulmaz. Herkes anlamaz, herkes hak etmez. Söylesem kırılırlar, anlatsam yük olur, savunsam yorulurum…
Bazen sustum, çünkü susmak en büyük cevaptı. Bazen sustum, çünkü yorulmuştum.
Sustum ki herkes kendine baksın. Sustum ki içimdeki sızı biraz daha büyüsün. Sustum… Çünkü öfkenin ve hakkın bile bazen sessizlikle savunulduğunu öğrendim.
Ve gördüm ki, insan sustukça güçleniyor; kelimeler boğazında düğümlense de.
Ve unuttuklarım… İnsanın gönlü kaldırmaz her acıyı hatırlamayı. İnsanın hafızası da bazen merhamet eder insana. Unutur ki yol yürünebilsin, nefes alınabilsin. Ben unuttum sanırım, ya da öyle sandım. Ama içimde bir yerlerde, ne zaman dokunsalar yeniden kanayan yaralar…
Belki gerçekten hiçbir zaman geçmez. Belki sadece unutmuş gibi yapıyoruz, unuttuğumuza kendimizi ikna ediyoruz.
Gördüklerim, sustuklarım ve unuttuklarım bana en büyük dersi verdi: Hayatta bazen konuşarak değil, susarak öğrenirsin. Kimi zaman yükünü başkalarına taşımadan kendin omuzlamayı, kimi zaman kelimeleri saklamayı, kimi zaman acıyı içinden söküp atmayı…
Bütün bunlar birer sınavdı. Ve ben artık şunu iyi biliyorum: Gördüklerim, sustuklarım ve unuttuklarım sayesinde; Bugün olduğum insanım. Belki eksik, ama daha güçlü…
Belki kırık, ama daha gerçek. Ve belki de en çok… daha sessiz. Çünkü susmak, bazen en büyük direniştir. Ve en doğru cevap…






