Bu dünya bir bahçedir. Kimi zaman çiçek açar, kimi zaman diken verir. Ama ne bahçenin taşı biter, ne de dünyanın işi...
Sabah olur, güne umutla başlarız. Sofrayı kurarız, çayı koyarız, çocukları uğurlarız, ardından başlar telaşe. Bir eksiği kapatırken bir yenisi çıkar karşımıza. Bir işi bitirirken öbürü sıraya girer. Ve böylece geçer günler, yıllar, ömür…
Köyde büyüyen bilir; bahçe taşı bitmez. Ne kadar ayıklarsan ayıkla, ertesi gün bir yenisi çıkar toprağın içinden. Hayat da öyle işte. Tam "oh" derken bir başka imtihan çalar kapını. Sanırsın ki bir gün her şey tamam olacak… Ama dünya tamamlanmaz. Çünkü dünya, tamamlanmayan işler yurdudur.
Ama yılmak yok Şehriyar…
Taş da bizim, toprak da bizim. İş de bizim, emek de bizim.
Bu dünya işi bitmeyecek diye küsmek yakışmaz bize.
Bilakis, inadına yaşanmalı bu ömür.
Yorgunluğa rağmen, umuda rağmen, sevdaya rağmen…
Zira ne bahçenin taşı bitecek,
Ne de bu gönlün sevgisi…
Çünkü biz; dikenle barışıp, gülü koklamayı öğrenmiş insanlarız.





