Fedakârlık... Derin anlamlar içeren kelime. İçinde sevgi var, sabır var, emek var. Ama ne yazık ki bu anlamlı kelimeyi zaman zaman sadece bir tarafın sırtına yüklemeyi marifet sayıyoruz. Oysa fedakârlık, bir elin değil, iki yüreğin işi olmalı.
Bir düşünün...
Bir ilişkide sadece biri çabalıyor.
Biri sustuğunda diğeri anlamıyor.
Biri eksildiğinde diğeri tamamlamıyor.
Biri yoruluyor, diğeri izliyor.
Bu gerçekten bir birliktelik mi, yoksa birinin özverisiyle yürüyen tek taraflı bir çaba mı?
Fedakârlık adanmak demek değildir.
Kendini yok sayarak bir başkasını var etmek ne sevgiye sığar, ne de sağlıklı bir ilişkiye.
Sevgi karşılıklıysa kıymetlidir.
Emek paylaşılıyorsa değerlidir.
Bir ilişkide sadece bir kişi çaba sarf ediyorsa, sonunda o kişi yorgun düşer. Sevdiği kişiyi değil, beklentisizce yaptığı fedakârlıkları sorgular hale gelir ve bazen en çok seven değil, en çok yalnız bırakılan gider.
Unutulmamalı ki;
Gerçek bir birliktelik, iki yüreğin el ele verip, birlikte yorulduğu bir yolculuktur.





