İnsanın yüzünde açmayan bir gül varsa, dalındaki hiçbir çiçek ona çare olmaz. Çünkü insanı güzelleştiren de, yıpratan da dışarıdaki dünya değil; kendi içinde taşıdığı bahardır. Başına gül takmak kolaydır… Ama gönlüne gül kondurmak emek ister, sabır ister, iyilik ister.
Bugünlerde çoğu insan süsüne, gösterişine, dışarıdan nasıl göründüğüne odaklanıyor. Fotoğraflar filtreli, hayatlar parlak, sözler ballı… Ama yüzünde gülümseme olmayan bir insanı, dünyanın en değerli çiçekleri bile tamamlayamaz. Çünkü mutsuz bir kalbi saklamanın en zor yanı, yüzünün bir yerinde mutlaka ele vermesidir.
Gül, ancak gönlün güldüğünde yakışır insana. Kalbinde kırgınlıklar, içinde yorgunluklar birikmişse; takılan her süs, örtülmeye çalışılan bir yaradır aslında. O yüzden insan önce kendi içinin baharını kurmalı; kendine iyi gelmeli, kendine şefkat göstermeli. Bir gül önce içeride açmalı ki, dışarıya kokusu yayılsın.
Unutmayın…
Asıl güzellik, gönlün güldüğü gün gelir. İnsanın yüzünde solmuş bir hüzün varsa, başına gül taksan ne fayda.




