Doğa, yeniden doğuşun en güzel sahnesini bahar mevsimiyle sergiler. Kışın sertsoğuklarının ardından gelen Nevruz, toprağın uyanışı, güneşin içimizi ısıtışı ve yeni başlangıçların habercisidir. “Nevrûz” sözcüğü Farsça’dan dilimize geçmiştir. “Yeni Gün” diye çevrilse de, aslında “Yeniden Doğuş” anlamı içerir. Türk Kültüründe çok önemli yer tutan, Nevruz, Orta Asya, Anadolu, Balkanlar, Ön Asya’ya kadar Türklerin kutladığı bayramdır. Çok geniş bir coğrafyada coşkuyla kutlanmaktadır. Ancak farklı kültürlerde ve farklı ülkelerde de kutlanmaktadır.
Nevruz, yalnızca mevsimsel bir değişimin değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve umudun kutlandığı bayramdır. Kadim Türk kültüründe Ergenekon'dan çıkışı temsil eden bugün, demirin eritilerek özgürlüğe adım atıldığı bir destanın parçası olarak kutlanmakta. Aynı zamanda Nevruz geleneğimizde baharın gelişiyle bolluğun ve bereketin başlangıcı ve simgesidir.
Anadolu’da ve Türklerin yaşadığı diğer bölgelerde Nevruz, bayram havasında kutlanır. Ateşler yakılır, üzerinden atlanır; dilekler tutulur, dualar edilir. Küçükten büyüğe herkes, doğanın uyanışına eşlik eder. Çünkü Nevruz, sadece bir takvim değişikliği değil, ruhun da tazelenmesidir.
Günümüz dünyasında Nevruz, insanların kardeşlik ve barış içinde yaşayabileceğinin bir simgesidir. Köklerimizden gelen bu güzel geleneği yaşatmak, kuşaktan kuşağa aktarmak, aslında bizi biz yapan değerleri korumak ve yaşatmaktadır.
Baharın taptaze nefesiyle yenilenen umutlarınız hiç solmasın! Nevruz Bayramı’nız kutlu olsun!






